18.9.18

insan

cenap şahabettin

yerinde sayanlar, yürüyenlerden daha çok ayak patırtısı ederler.

kırda gezerken süprüntü görmeye başladınız mı, anlayınız ki biraz sonra bir insan topluluğuna rast geleceksiniz.

köpeğe gem vurma, kendisini at sanır.

dalkavuklar ne kadar yükselseler kendilerini yükselten tepme izlerini kıçlarından silemezler.

büyüklere çok sokulmak gereksinimini ancak küçükler duyar.

bir şey istemek için kapı çalan -isteyeceği rütbe, nişan, memuriyet ya da bir dilim ekmek, her ne olsa- dilencidir.

meşe gölgesinde filizlenen yosunlardan çoğu, kendilerini meşe fidanı sanırlar.

yakından bakarsanız bir kimsenin açgözlülüğünü bütün insanlık doyuramaz.

rastlantının yükselttiği adamlar, gerçekten yüksek adamlardan daha yüksek görünürler.

kimilerini rütbe ve nişan yükseltir, kimileri de rütbe ve nişanı alçaltır.

yüksek tepelerde hem yılana hem kuşa rastlayabilirsin; ama biri sürünerek, öteki uçarak yükselmiştir.

karga, ne kadar adını değiştirse de sesinden tanınır.

altta kalanın değil, geride kalanın canı çıkar. yaşamak isteyen, yüzyılıyla birlikte yürümelidir.