26.7.18

meteor

hüseyin rahmi gürpınar

moda ve yenilik karşıtı bazı yaşlı hanımların gençlere kızıp da "artık pek azdınız. başımıza taş yağacak." demeleri bir bakıma pek yabana atılacak bir söz değildir. gökten üzerimize daima taş dökülüyor. bu gerçek bir durum; fakat bu taş yağmuru dünyada moda değil, belki hiçbir fert mevcut olmadığı zamanlar da devam ediyordu.

büyük büyük gök ve hava olayları ile bu dünyanın ufak tefek gündelik ve bayağı işleri arasında bir münasebet aramak pek gülünç ve saçma bir haldir.

insanların çoğu, kâinatın azametine göre kendi küçüklüklerini, hiçliklerini görebilecek görüş açıklığına ve keskinliğine sahip olmaktan pek uzaktır.

her cani ve melunu cezalandırmak için gökten başına taş düşmesi bir manevi gereklilik olsaydı hiçbir memlekette cinayet mahkemeleri kurmaya lüzum kalmazdı.

insanlığın ortaya çıkışından beri halkın zihninde kökleşmiş böyle efsanelere daha dört günlük sayılan bilimsel hakikatler ve malumatlar üstün gelemiyor. insanlar bu boş zanlardan uzaklaşıp ne kadar az aldanırlarsa insanlık şereflerine o kadar yaklaşmış olurlar.

fakat ne yazık ki, gökten düşen taşların, yıldırımların, cezalandırılması lazım gelen, yok edilmesi gereken vücutlara dokunmayarak insandan, hayvandan birtakım masumları helak ettiği görülüyor.

biz tabiattan bir cüz yani bir parçayız. onun, aklımız erdiğince ve tahsil derecemize göre anlaşılabilir kısımlarını öğrenmeye çalışırsak birçok hatalardan kurtulmuş oluruz. çünkü insanlar her felakete cehaletleri sebebiyle uğramışlar ve hâlâ uğramaktadırlar. insanlık, çocukluk zamanında akıl erdiremediği konularda daima batıl zanlara düşerek işte bundan dolayı ilerleme yolunda gecikmiştir.