17.4.18

kuşatılmış yaşamlar

michel houellebecq

bizim uygarlığımız yaşamı tüketmekten hasta.

bir süpermarket reyonunda selofan kağıdına sarılmış bir piliç budu gibi hissediyorum kendimi.

bizim serüvene ve erotizme ihtiyacımız var, çünkü bizlerin hayatın muhteşem ve coşku verici olduğunu tekrar tekrar söylediğimizi duymaya ihtiyacımız var; bu konuda biraz kuşkuluyuz da ondan.

cesaret daima işe yarayan bir şeydir.

bazen hayatın genel görünümlerine değinen hararetli sohbetler oluyor; hatta bazen sıcak bir kucaklaşma oluveriyor. tabii karşılıklı telefon numaraları alınır verilir ama genelde insanlar birbirlerini çok az ararlar. hatta hatırlansa ve tekrar görüşülse bile baştaki coşkunun yerini süratle bir hayal kırıklığı ve isteksizlik alır. inanın bana, ben hayatı tanırım; her şey tamamen tıkanır kalır.

bir penisi her zaman için kesip parçalara ayırabilirsiniz ama bir vajinanın boşluğunu nasıl unutursunuz?

kıçı açık geziyorsam, sizi ayartmak için değildir!
gösteriyorsam kıllı bacaklarımı, canım istediği içindir.

aşk arzusu erkekte derindedir, kökleri şaşırtıcı derinliklere kadar uzanır ve kökçüklerinin büyük çoğunluğu kalbin maddesi içinde bile yer alır.

bu dünyanın, daha fazla bilgi dışında her şeye ihtiyacı var.

okumakla geçen bütün bir hayat bütün dileklerimin gerçekleşmesi demek olurdu.