14.8.16

burukluklar

emil cioran

daha büyük bir acı ümidi olmasa bu anınkine tahammül edemezdim, ölçüsüz dahi olsa.

kendimizi istediğimiz kadar bıkkınlığa kaptırmış olalım, habercimiz kserkses'in karikatürleri olarak kalacağız. yeni bir zevk keşfedene mükafat vereceğini fermanla ilan ettiren o değil midir? -antik çağ'ın en modern davranışı bu olmuştur.

aşağılanmayı yaşamamış kişi, kendinin son raddesine gelmenin ne olduğundan habersizdir.

kendi gücümüzü ancak aşağılanma durumunda ölçebiliriz. yaşamadığımız utançların tesellisini bulmak için kendi kendimizi utançlara çarptırmamız, bir yandan herkesin bizi tükürükleriyle şereflendirmesini beklerken aynaya tükürmemiz gerekirdi. tanrı bizi seçkin bir sondan korusun!

kendinin sınırlarında: "çekmiş ve çekmekte olduğum ıstırabı hiç kimse bilmeyecek, ben bile."

sabahın beşinde bir genelevin halini görmeyen kimse, gezegenimizin hangi bezginliklere doğru yol aldığını düşünemez.

kendimi yeryüzünün en mutsuz varlığı zannetme küstahlığı olmasaydı çoktan çökmüş olurdum.

gününü mucizelerle doldurmaya kararlı keramet sahibi biri olarak kalkmak, sonra da akşama kadar temcit pilavı gibi aşk ve para sıkıntılarını ortaya sürerek dönüp dolaşıp yatağına devrilmek.

ne çok yoğunlaşma, hüner ve davranış inceliği gerekir bize, varoluş nedenimizi yok etmek için!