15.8.16

alçaklığın evrensel tarihi

jorge luis borges

kimi zaman iyi okurların iyi yazarlardan bile ender bulunduğundan kuşkulanıyorum.

okuma, yazmadan sonra gelen bir etkinliktir. daha alçak gönüllü, daha az sıkıntı veren, daha entelektüel bir uğraştır.

1517'de, antiller'deki altın madenlerinin cehennemsi derinliklerinde eriyip giden yerlilere çok acıyan ispanyol misyoner bartolome de las casas, ispanya kralı v. carlos'a zenci ithal etmeyi önermişti. antiller'deki altın madenlerinin cehennemsi derinliklerinde zenciler eriyip gitsin diye. bizler, her iki amerika, bu ani, tuhaf, insancıl değişikliğe borçluyuz pek çok şeyi.

kainatın yaratılışını, hayaletimsi bir tanrı'ya atfeder hakim. bu ilahi varlığın başlangıcı olmadığı gibi, adı ya da yüzü de yoktur. değişmeyen bir tanrıdır ve görüntüsünün dokuz gölgesi lütfedip yaratılışı başlatmış; ilk cenneti peydahlayıp yönetmiştir. bu ilk yaratılış halkasından, kendi melekleri, güçleri ve tahtları olan bir ikincisi doğmuş ve bunlar, ilkinin simetrik aksi olan bir alt cennet oluşturmuşlardır. bu ikinci topluluk bir üçüncüsüne, üçüncüsü ise bir alttakine yansımış ve bu 999 kere tekrarlanmıştır.

en alt cennetin tanrısıdır bizi yöneten, gölgelerin gölgesinin gölgesidir ve tanrılık derecesi sıfıra yaklaşır, içinde yaşadığımız dünya, bir hata, beceriksizce, gülünç bir taklittir. taklidi çoğaltıp doğruladıkları için aynalar ve babalık iğrenilecek şeylerdir. en yüce erdem iğrenmektir. peygamberin bizi seçmekte özgür bıraktığı iki yoldan ulaşılır bu erdeme: dünyevi zevkleri reddetmek ya da bunların peşinden koşmak, bedeni bütünüyle reddetmek ya da üstüne düşmek.

tek bir bedenle çile çekersiniz bu yaşamda; ölüm ve cezada ise sayısız bedenle çekeceksiniz çileyi.

karanlığın sonu yoktur burada, taş çeşmeler ve havuzlar vardır. bu cennetteki mutluluk, ayrılığın, kendini inkarın ve uyumakta olduklarını bilenlerin mutluluğudur.

öldüğünü ve konuşamayacağını anladığım an ondan nefret etmekten vazgeçtim.