18.4.16

yalnızlık paylaşılmaz

özdemir asaf


uzağa değil, usta
öteye, hep öteye gitti
yalnızlığı ondandır

gözlerimizin önünde
ilginç bir yaşam sürdürdü
anlattı, dinledi, güldürdü
ölümü düşünmüyorduk
düşündürdü

yoldan geçiyordu, durdu. bir bahçe vardı. donuk adımlarla, adım adım bahçenin duvarına yöneldi. donuk gözlerle çiçeklere baktı, baktı. çiçekler sıcaktı. donmuş bir sesle bahçıvana sustu. "bu çiçekler kesilecek mi? bu çiçekler gidecek mi?" bahçıvan dizlerine bahçeyi çöktü. yüzüne çiçekleri döndü. bir ışık yanmıyordu, yandı, söndü. elleri gözlerine baktı, gözleri ellerine aktı. gözleri ellerini gördü. elleri kördü. sönen ışık yandı. yanan ışık söndü. dün yağmur yağacaktı, gün döndü, yarın yağdı, bugün dindi. ağlayacaktı. kim anlayacaktı.

gülüş bir yanaşımdır bir öbür bir kişiye
birden iki kişiyi döndürür bir kişiye
anılarından kale yapıp sığınsa bile
yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye

her seven
sevilenin boy aynasıdır
sevmek
sevilenin o aynaya bakmasıdır

yüreğimdeki aklımda
hep aklımda, hep aklımda
akıl kesildi yüreğim
yürek kesildi aklım da

damla, kendini
tamamlayınca damlar

yalnızlık
müziğin bile seni dinlemesidir

burada can sıkıntısı, can sıkıntısı orada
yıllar var uçuyorum, dönüyorum havada
gittikçe geliyorum, geldikçe gidiyorum
bembeyaz olduğumu görüyorum arada

yalnızlık paylaşılmaz
paylaşılsa yalnızlık olmaz

okulda, anladıkça başaracaksın
yaşamda, başardıkça anlayacaksın
gelecek mutlu mutsuz, inanmasan da
gözlerin yaşardıkça anlayacaksın