24.11.15

romeo ve juliet

william shakespeare


ah, uzaktan nazik görünen aşk
nasıl da acımasız ve kaba denendiğinde 

altın daha beter bir zehir insan ruhuna
şu satışı yasaklanan zavallı karışımlardan
daha çok cinayet işler şu rezil dünyada

neler doğuyor nefretten
ama daha çoktur sevgiden doğan

yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını
yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı
başın döndü mü öbür yana döndür başını
başkasının güçsüzlüğüyle iyileşir umutsuz keder
gözlerine yeni bir zehir bul ki
yok etsin ötekinin zehrini

erkekle çoğalır kadın

sevgi güç verir, zamansa imkan
büyük engellerde bulur, büyük hazzı insan

yarayla alay eder, yaralanmamış olan

öğrenciler nasıl ayrılırlarsa ders kitaplarından
öyle koşar seven sevdiğine giderken
okula nasıl canı sıkkın giderse öğrenciler
öyle ayrılır seven sevdiğinden

ruhum çağırıyor beni adımla
geceleri ne de gümüşsü bir ses verir sevenlerin dilleri
en yumuşak müziktir dinleyen kulaklara

yeryüzünde yaşayan en zararlı şey bile
özel bir yarar taşır bu yeryüzüne
en yararlı şey bile yanlış kullanılırsa
yok edip doğru sonucu ulaşır zarara
kullanmayı bilmezsen iyi döner kötüye
kötü de bazen yücelir erdemmiş gibi
şu minik çiçeğin taze filizlerinde
zehir de var iyileştiren özler de
koklanırsa dinçlik verir her yerine insanın
tadılırsa öldürür tüm duyuları, durdurur yüreği
insanın içinde de, otlarda olduğu gibi
karargah kurmuştur birbirine düşman iki kral
biri erdem, öteki gemsiz istem
içlerinden kötüsü egemen oldu mu bir kez
kurt kemirip çürütür tez elden o bitkiyi

nöbet bekler kaygı her yaşlının gözünde
uyku bulunmaz kaygının barındığı yerde
yıpranmamış gençliğin yüksüz bir beyinle dinlendiği yerde
altın bir uyku sürdürür egemenliğini

şu zevzek aşk yok mu aşk
dilini çıkararak şaklabanlıklar yapan
değneğini sokacak delik arayan koskoca bir maskaradır

ah sevgi, gözleri bağlıyken bile
nasıl da görür, yolunu seçer dilediğince

şiddetle başlayan hazlar şiddetle son bulur
ölümleri olur zaferleri
öpüşürken yok olan ateşle barut gibi
en tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir
aynı tat isteği, iştahı köreltir
ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin
hedefe hızlı giden, yavaş kadar geç varır

dilencidir ancak servetini sayanlar
benim sevgimse öyle büyüyüp çoğalmış ki
varlığımın yarısını bile saymak gelmez elimden

ölçülü yas sevgiyi gösterir
ölçüsüz yas ise akılsızlığa işarettir