12.10.14

dünya ve pantolon

samuel beckett

saf yaratım olarak tanımlanan ve yaradılışla birlikte işlevsiz hale gelen yapıt, hiçliğe adanmıştır.

insanların değerlendirmelerinden mahrum bırakılmış yapıt, sonunda korkunç acılar çekerek yok olmaya mahkumdur.

doğa karşıtı çiftleşmeler yalnızca kıyıda köşede, güzel ve ender olanın heveslileri arasında görülüyor. geriye de, genel ahlak kuralları karşısında saygıyla eğilmekten başka yapacak bir şey kalmıyor.

bir tablodan asla öğrenemeyeceğiniz şey, onu ne kadar sevdiğinizdir (ve gerektiğinde, onu neden bu kadar sevdiğiniz; tabi bu sizi ilgilendiriyorsa).

katıksız bir kavrayışı betimlemek, anlamsız bir cümle yazmak demektir. hiç kuşkusuz. çünkü ne zaman sözcüklere gerçek bir aktarma işlevi gördürülmek istense, ne zaman onlardan, kendilerinden başka bir şeyi ifade etmeleri istense, kendi kendilerini karşılıklı olarak geçersiz kılacak bir şekilde hizaya girerler. bu, hiç şüphesiz, hayata tüm büyüsünü veren şeydir.

ressamın şu meşhur, kendi nesnelerini yaratma "hakkı"nın çok uzağındayız. bu cesur eylemi doğuran, açık havadır.

aynı şekilde, gerçeküstünün sululuklarından da uzakta.

"soyut sanata yaklaşmayın. bu sanat bir dolandırıcılar ve yeteneksizler çetesi tarafından uydurulmuştur. onlar başka bir şey yapmayı bilmezler. desen yapmayı bilmezler. oysa ingres, "desen sanatın namusudur." demişti. boyamayı bilmezler. oysa delacroix, "renk sanatın namusudur." demişti. onlardan uzak durun. bir çocuk bile bu resimlerin aynılarını yapabilir.

"zamanınızı gerçekçilerle, gerçeküstücülerle, kübistlerle, fovlarla, yabanıllarla, izlenimcilerle, dışavurumcularla vb. harcamayın."

"resimde iyi olan, kalıcı olan, endişe duymadan hayran olabileceğiniz her şey, eyzies mağaralarından galerie de france'a dek uzanan bir çizgi üzerinde yer alır."

"doğrudan ifadelendirmeye yüz çevirme hakkına, yalnızca bu konuda yetenekli olanlar sahiptirler. resimde biçimsizleştirme anlayışı, yeteneksizlerin sığınağından başka bir şey değildir."

"picasso, iyidir. ona güvenebilirsiniz."

"ruh halleri, düşler ve hatta karabasanlar da dahil olmak üzere, her şey resmin nesnesidir; transkripsiyonun plastik araçlarla yapılmış olması şartıyla."

"dali? gösterişçinin tekidir o. başka bir şey yapmayı bilmez."