18.11.14

din

tom robbins

toplumlar ancak, doğaüstü bir öteki dünyaya inanmaya ikna edildiği sürece baskı altında tutulabilir ve denetlenebilir. insanlar, sonunda bu dünyadan kurtulup gökteki, cankurtaranların gereksiz olacağı ve havuzların hiç kapanmayacağı bir tatil köyüne gideceklerine inanırlarsa her türlü zorbalığa, yoksulluğa ve kötü muameleye katlanabilirler. üstelik inançlı insanlar genellikle hükümetlerinin gireceği her türlü askeri macerada postlarını deldirmeye gönüllüdür.

öteki dünya kavramı kitleleri yönetilebilir kılarken, efendilerini de yıkıcı kılar. yaşamın, daha değerli ve sahici bir öteki dünya için bir sınavdan başka bir şey olmadığına inanmış bir dünya lideri, bir nükleer katliam başlatma riskine girerken daha az tereddüt edecektir. kudüs'ten kalkacak bir sonraki uçağa vasıl olmanın vecdini bekleyen bir siyasetçi ya da bir şirket yöneticisi, okyanusları kirletmeyi yahut ormanları yok etmeyi pek fazla dert etmeyecektir. niçin etsin ki?

iyiyle kötüye ilişkin mutlak standartları savunan herkes tehlikelidir. elinde dolu bir tabanca bulunan bir manyak kadar tehlikelidir. aslında, iyiyle kötüye ilişkin mutlak standartları savunan kişi, genel olarak, eli tabancalı manyağın ta kendisidir.