8.2.14

üç istanbul

mithat cemal kuntay

kitap başka, hayat başkadır.

bazen biriyle yarım saat konuşmak yarım asırlık refahtır.

bazı kadınlar kitapçıdan yeni aldığımız, birkaç yaprağını parmağımızla yırtarak bazı satırlarını okuduğumuz, sonra attığımız kitaplardır. bu, aşk değildir; bu, meraktır. insanın bütün ömründe aşkla sevdiği bir tek kadın vardır: daima okuduğu, daima yatağının ucundan ayırmadığı bir tek kitap gibi.

dalkavukluğun en muvaffakıyetlisi, insanın gıyabında yapılanıdır.

fazilet tesadüftür; namus, insanı rahat ettiren manevi konfordur.

medeniyet dediğin nedir ki? insanın kafasını vahşet tomrukta keserdi; medeniyet giyotinde biçiyor. zulüm eskiden el işiydi, şimdi makine işi. şu yirminci asrın maskaralığına bak bir kere! dünya üç mideli hayvana döndü: yer tankla, gök tayyareyle, deniz zırhlıyla adam öldürüyor.

insan kendi zayıf tarafını, herkesin bildiğini zanneder ve onu örtmek için zıddını söyler.

namussuzluk, kocasından başka erkeği aldatmaktır.

sanat, hayat dediğimiz yalanı gerçek sanmak için uydurduğumuz ikinci bir yalandır.

fukaralık, üst üste dört ağzı olan bir kuyudur. insan evvela mülkünü satar; bu, kuyunun birinci ağzıdır. sonra malını satar, bu da ikinci uçurumdur. daha sonra borç eder ve en sonunda dolandırır; bunlar da kuyunun üçüncü, dördüncü karanlığıdır. fakat sefaletin bunlardan başka en son uçurumu gelir ki dolandırmak kudretinin insanda bitmesidir.

epiktetos: insan isterse karga bile mutluluk getirir.

mesut olmak istiyor musun? saadetini muayene etmeyeceksin.

inkılap, bir insanın uykusunu tamamen aldıktan sonra uyanmasıdır. ihtilal ise birini gece yarısı birdenbire dürterek uyandırmaktır.

insanlar başkalarının rezaletine faziletinden daha çok inanmak ihtiyacındadır.

büyük refahların yapay ıstıraplara ihtiyacı vardır.

marcus aurelius: yine bugün bir sahte vekara, bir yalancıya, bir haksıza, bir akılsıza rastlayacağım.

insanların kendi budalalıklarını görmeleri ne kadar güçtür!

ilk primadonna bülbüldür. ilk sahne artisti maymundur. ilk kilise vaizi kargadır. ilk dalkavuk köpektir.

nasihat, insanın hep başka insanlara verdiği bir şeydir; bu kıymetli şeyi kimse kendisine alıkoymaz.

dünyada her şey kısmettir.

güzel düşünülmüş yalana, üstü başı temiz rezalete insanlar muhtaçtır; içtimai silah olan iftirayı, teselli olan dedikoduyu, kazanılmamış parayı kaldır, bütün müesseseler yıkılır.

felaket zamanında bir millet, çektiği ıstırap kadar büyüktür.

kadınlar kocalarıyla susarlar, aşıklarıyla konuşurlar.

spinoza: başarılı olduğum için memnun değilim, memnun olduğum için başarılıyım.

hayatımızda tek doğru şey sanattır. hayattan bile kuvvetli olan sanat. dışarıda ehemmiyet vermeyerek görüp geçtiğimiz şeylere sahnede ağlıyoruz.

saadetten daha tatlı bir şey vardır: saadeti beklemek.

idam cezası yeryüzünden kalkmadıkça cinayet mahkemeleri karanlıktır.