14.8.16

aşk üzerine

alain de botton

aşkın en büyük sakıncalarından biri, kısa bir süre için de olsa bizi mutlu etme tehlikesi taşımasıdır.

bütün eski sevgililer, bir zamanlar sürekli sandığın duygunun hiç de öyle olmadığının birer göstergesidir.

karşılıklı bir çekimin işaretleri arandığında, hayran olunan kişinin söylediği ya da yaptığı her şey hemen her anlama çekilebilir.

en cazibeli olanlar, ne onları hemen öpmemize izin verenler -nankörleşiriz sonra- ne de asla öpmemize izin vermeyenlerdir -onları da çok geçmeden unuturuz- bu ikisi arasında cilveleşenlerdir.

aşırı ilgi duymadığımız kişileri baştan çıkarırken daha çok özgüven duymamız ve daha kolay başarmamız aşkın ironilerinden biridir.

çekici olmayan bir insanla birlikteyken sessizlik olduğunda sıkıcı olan karşınızdakidir. çekici bir insanla birlikteyken sessizlik olduğunda ise sıkıcı olanın siz olduğunuza emin olabilirsiniz.

anatole france: insanın sahip olduğu bir şeyi sevmesi alışıldık bir durum değildir.

gerçek bir aşık tutarlı olamaz, sahici aşıklar ancak darmadağın cümleler kurabilir. dil aşkın çalımına takılır, arzu güzel söz söyleme yeteneğinden yoksundur.

aşk kancaları, görünür tüm mantıksal yasaların üzerindedir.

düşünceye seksten daha zıt az şey bulunur. gövdenin ürünüdür seks, düşünceyi dışlar; diyonizyaktır, anlıktır, aklın bağlarından bir kaçıştır, fiziksel arzunun haz dolu çözülüşüdür.

montaigne: aşk, bizden kaçanı yakalamak için duyulan çılgın arzudan başka bir şey değildir.

olgun bir insan ilk görüşte aşık olmaz. aşık olmak, insanın atlayacağı suyun ne kadar derin olduğunun bilincinde olmasıyla başlar.

ilk görüşte aşık olduğumuz kişiler, zihinde bestelenen senfoniler kadar muhteşemdirler.

severek evlenmişsen sonunda büyük olasılıkla soğumuş oluyorsun ondan; sevmeyerek evlenmişsen sonunda o kadar da kötü olmadığını keşfedebilirsin.

la rochefoucauld: aşkın varlığından habersiz olsalardı asla aşık olmayacak insanlar vardır.

olmadık yerlerde güzellikler bulmak, sıradan olanın büyüsüne kapılmayı reddetmektir.

pascal: insanın tüm mutsuzluğu, odasında tek başına duramamasından kaynaklanır.

erdemli duygular, acının bereketli topraklarında kendiliğinden gelişir.

oscar wilde'ın gümrüğe tabi bir şeyi olup olmadığını soran gümrük memuruna verdiği yanıt, "yalnızca deham" olmuştu.

her aşık oluş, oscar wilde'a kulak verecek olursak, umudun kendini bilmişliğe karşı zaferidir.

yanında zayıf davranabileceğim kadar seviyor musun beni? herkes gücü sever, ama sen beni zaaflarımla seviyor musun? asıl sınav budur. yitirebileceğim her şeyden arınmış olsam, yalnızca ömür boyu sahip olacağım şeyler için sever misin beni?

telefon aygıtı, aramayan sevgilinin şeytani ellerine düşmüşse bir tür işkence aletine dönüşür.