31.12.15

uzun lafın kısası

andre luguet: hayatta en karanlık saat bile altmış dakikadan fazla sürmez.

boccaccio: en süslü, en cicili, en alacalı giysiyi sırtına geçiren, herkesten daha çok saygınlık kazandığını sanıyor. bilmiyor ki, bu giysiler pekala bir eşeğe yaraşır; ama saygınlık kazandırmaz eşeğe.

halil cibran: aşk, derinliğinin farkına, ancak ayrılık saati gelip çattığında varır.

ernesto sabato: dünyayı asla sevemedim ve insanlardan hep tiksindim; özellikle de insan kalabalıklarından. yazları plajlar en katlanamadığım yerlerdir.

jean baudrillard: her hayvanda sizi küçümseyen bir insan saklıdır; her bilgisayarda canı sıkılan bir insan saklı olduğu gibi.

konstantin fedin: şaka ve gülme asla boşa gitmez; bunlar dünyanın en iyi eğitimcileridir.

algernon sydney: hiçbir yasa, ortaya çıkabilecek her duruma tam uyacak kadar mükemmel değildir.

melih cevdet anday: yaşamaktan soğumamak için tek çare, daha güzel bir dünya düşünmektir. o dünyayı özlemek ve o dünya için savaşmaktır.

pascal: hayatımızı seve seve feda ederiz; yeter ki başkaları bundan bahsetsinler.

choderlos de laclos: para insanı mutlu etmez; ama kabul etmeli ki mutlu olmasını çok kolaylaştırır.

salman rushdie: insanlarda zevk diye bir şey yoksa, her şeyin en iyisi bile boşuna.

şevket rado: soğuğa dayanmanın en emin çaresi soğuğu sevmektir, derler. hayatın güçlüklerine katlanmanın en sağlam yolu da hayatı sevmektir.