31.12.15

uzun lafın kısası

orson welles: bazı insanlar yaralarını saklamaya çalışır, bazıları da göstermeye meraklıdır.

saltıkov-schedrin: eğer ahmakların elinde yetki olsa tüm akıllıları yeryüzünden silip süpürürler.

augustinus: yaratılan her şey akıp gider; onlarda ruhun dinleneceği bir sığınak yoktur.

solon: talih ne kadar güler yüz gösterirse göstersin, ömürlerinin son günü geçmeden insanlar mutlu saymamalı kendilerini; çünkü insan hayatı kararsız, değişkendir; ufacık bir eylem yüzünden bir halden bambaşka bir hale geçiverir.

mihail bakunin: fırtına ve yaşam, işte bize gereken budur; yasasız, dolayısıyla özgür bir yeni dünya.

robert burns: tüm dinler kocakarı masalıdır.

çehov: namuslu, dürüst insanların ne kadar az olduğunu anlamak için herhangi bir iş yapmaya kalkışmak yeter.

eugene varlin: bir insanın başka bir insanı çalıştırması gibi bir şey sürdükçe, özgürlük olmayacaktır. 

hugo wolf: elbette zaman zaman yüreğim daralmıyormuşçasına neşeli görünüyorum, insan içinde aklım başımdaymış gibi konuşuyorum, dışardan bakıldığında keyfim allah bilir ne kadar yerinde. oysa ruh ölümcül uykusunu sürdürüyor, kalbin binbir yarası kanıyor.

ivan illich: kütüphaneler kullanılmıyor; çünkü insanlar kendilerine "öğretilmesini" talep etmek üzere yetiştirilmiştir.