11.12.14

chloe

boris vian

"neden bu kadar horlamayla bakıyorlar? diye sordu chloé. çalışmak öyle önemli bir şey değil ki.."

- öyle öğrenmişler bir kez, dedi colin. genellikle herkes bunu söyler. aslında kimse iyi bir şey olduğunu düşünmez çalışmanın. alışılagelmiş artık. kötü bir şey olduğunu düşünmemek için çalışırlar.

"her şeye rağmen, makinelerin yapabileceği bir işi insanların yapması çok aptalca bir durum."

- makineleri de yapmak gerek, dedi colin. kim yapacak onları?

"aslında öyle, dedi chloé. yumurta için tavuk gerek; ama tavuk olunca istediğin kadar yumurta alabilirsin. demek en iyisi tavuktan başlamak."

- makineler neden yapılamıyor, dedi colin, onu bilmeli. zaman kaybından olsa gerek. insanlar yaşamak için zaman kaybediyorlar, bu nedenle çalışacak zamanları kalmıyor.

"aslında tam tersi değil mi? diye sordu chloé."

- hayır, dedi colin, makineleri yapacak kadar zamanları olsaydı, sonrası hiçbir şey yapmaları gerekmeyecekti. yani çalışmamak için makineler kurmaya çalışacakları yerde yaşamak için çalışıyorlar, demek istiyorum.

"çok karışık bu, dedi chloé."

- hayır, dedi colin. çok basit. tabii bu, yavaş yavaş olacak bir şey. ama eskiyebilecek şeyleri yapmak için o kadar zaman kaybediliyor ki..

"evde oturmak, karılarıyla sevişmek, yüzme havuzuna ve eğlence yerlerine gitmek istemezler mi sanıyorsun sen?"

- hayır, dedi colin. çünkü bunu düşünmezler bile.

"eğer çalışmanın iyi bir şey olduğunu düşünüyorlarsa, bu onların suçu mu?"

- hayır, dedi colin, bu onların suçu değil. "iş kutsaldır, iyidir, güzeldir, her şeyden önce gelir ve yalnız çalışanların her şeye hakları vardır." demişler onlara bir kez. yalnız bunu söyleyenler onları hep çalıştırarak, sözü geçen bu haklardan hiçbir zaman faydalanmamalarını da sağlayacak yolları bulmuşlar.

"öyleyse aptallık ediyorlar.. dedi chloé."

- evet aptallık ediyorlar, dedi colin. bunun için onlar da, kendilerine çalışmanın iyi olduğunu söyleyenlere inanıyorlar. böylece düşünme güçlüğüne katlanmıyorlar ve ilerlemeyi araştırmıyorlar, bir daha hiç çalışmamayı akıllarına bile getirmiyorlar.

"başka şeyden konuşalım artık, dedi chloé. bu konular çok yorucu. söyle bana, saçlarım hoşuna gidiyor mu?"

- daha önce de sana söylemiştim..

dizlerinin üstüne çekti onu. gene kendini her şeyiyle mutlu hissetmeye başlamıştı.

- bütününle ve ayrıntılarınla seni sevdiğimi daha önce söylemiştim sana.

"öyleyse incele beni, dedi chloé, colin'in kollarına kendini bırakıp bir yılan gibi çöreklenerek."