26.10.14

gece mi tek gerçeğimiz?

rainer maria rilke



çok daha ağırdır yaşamak
her şeyin ağırlığından

hep sınır boylarında gezinirler sevenler
birbirlerine nice enginleri
ganimetleri ve yurtları vaat ederek

yazılmamıştır mola vermemiz en yakın duraklarda
gerçekleşen düşlerle yetinmeksizin, sarılır ruh yenilerine
sonsuzluktadır ancak durgun göllere varmak
bu dünyada ise düşmeyi sürdürmektir en büyük beceri
bir kez başarmış olma duygusunun baskınına uğrayıp
kanatlanmaktır sezgilerin evreninde, hep daha derinlere

yabancısıyızdır duyguların, kenar çizgilerinin
yalnızca onları dışardan oluşturanları tanırız

ah, ne kadar isterdim gizlenebilmeyi, beni gelip bulmasın diye özlemler
küçük bir çocuk olmak isterdim, gelecekteki kollarıma dayanmış

her kim ki yenik düşer
savaştan onca kaçan bu meleğe
alnı açık, başı dik yürüyüp gider
büyümüştür, onu biçimlercesine
üstüne konan sert elin etkisiyle
davetkar bulmaz artık zaferleri
hep daha büyüğe, derinliğine
yenilmek, budur onun ergenliği

bir acımasızlıktır ölüm, bilmeyenlere karşı
güçlü olmak zorundadır insan, ölse bile bir yabancı

gittikçe büyüyüp her şeyi içine alan
daireler gibi yaşamaktayım hayatımı
başaramayacağım belki sonuncusunu tamamlamayı
ama yine de denemektir istediğim

sadece bir başka soluk almadır gerçekte şarkı
hiç için alınmış bir soluk. bir esinti tanrı katında
bir kırlangıç fırtınası

değişimin yansımaları her şeydedir

bilmek de, bilmemek de bir tereddüt zamanıdır
insanoğlunun yazgısında