7.12.19

sosyal medya

guy standing

bu dijital dünyanın tefekkür ya da düşünmeye hiç saygısı yok; anlık uyarı ve tatmin sağlıyor ve beynin kısa dönemli karar ve tepkiler vermesine yol açıyor. bunun birtakım avantajları olmasına rağmen aynı dijital dünya, aydın zihin ve bireysellik fikrini zayiat hanesine yazmamızın da sebebi.

farklı bilgi, deneyim ve öğrenme biçimlerine sahip bireylerden müteşekkil bir toplumdan pek çok insanın toplumsal olarak kurulmuş ve çabucak edinilmiş, orijinallik ve yaratıcılıktan ziyade grup onayına dayalı görüşlere sahip olduğu bir topluma doğru gidişat var. ortalık sürekli kısmi dikkat ve bilişsel yetersizlik gibi havalı terimlerden geçilmiyor.

can sıkıntısının ve akıp gitmeyen zamanın tefekkür potansiyeline, düşünüp taşınmaya; geçmiş, şimdi ve hayal edilmiş bir geleceğin sistematik olarak birbirine bağlanmasına hürmeti olan aydın zihin, elektronik olarak harekete geçirilmiş adrenalin akınlarının bombardımanına maruz kalıyor.

teknolojinin iyi ve kötü sonuçlarına dair tartışmalar muhtemelen yıllar boyu sürecek ve herhangi bir sonuca da bağlanmayacak. ancak bazı endişelerin altını çizmekte fayda var. bunlardan en çok tartışılanı "kolektif dikkat eksikliği sendromu."

sürekli bağlantı halinde olmak, zayıf bağları güçlendirirken güçlü bağları zayıflatıyor. cep telefonuna gelen bir arama ya da mesaj, kişisel sohbetleri ve başka aktiviteleri sekteye uğratıyor. e-postaları kontrol etmek ya da cevaplamak konsantrasyonu bozuyor. insanların daha çok tanışmamış olduğu "arkadaşlarıyla" facebook ve başka sosyal medya aracılığıyla kurdukları bağlantı, özel hayata saldırı halini alıyor. huzursuzluk tetiklenirken sabır ve kararlılık gibi özellikler giderek aşınıyor.

internette çok fazla zaman harcamak prekarya varoluşunun bir parçası haline gelmiş durumda ve araştırmalara göre bunun depresif etkileri olabiliyor; zira sosyal ağlar üzerinden kurulan bağlantılar, insanlarla kurulan fiili ilişkinin yerini alıyor.

gerçek anlamda boş zaman, üç taraftan kuşatma altında. boş zaman biçimlerinden birisi, insanın kendisini adadığı kültürel ve sanatsal aktivitedir. iyi müzik dinlemek, tiyatroya gitmek, önemli edebiyat eserlerini okumak, dünyanın ve içinde olduğumuz çevrenin tarihini öğrenmek, popüler tabirle "kaliteli zaman" geçirmek anlamına geliyor. kaliteli zaman geçirmek ise güvencesizliğin verdiği endişe ve uykusuzluğun yanı sıra çalışmayla da bölünmeyen zaman demek oluyor.

prekarya içinse boş zaman açığı söz konusu. zaman bir türlü yetmiyor ya da prekarya içindekiler bu tür boş zaman aktiviteleri yaptıklarında kendilerini suçlu hissediyor ve bunun yerine sosyal ağlarını genişletip beşeri sermayelerine yatırım yapmaları gerektiğini düşünüyor.

boş zamanın, özellikle de prekaryanın boş zamanının değerinin azalması, işçicilik doktrininin bırakmış olduğu en kötü miraslardan biri. değerlerin yeniden üretilmesini sağlayan eğitimin giderek aşınması, gençlerin kültürlerinden soğumasına ve içinde bulundukları toplulukta bir toplumsal hafıza kaybına neden olmakta.

günümüzde, kente dair imgelemde "sokak köşesi toplumu" kavramı ön plana çıkmış durumda. insanların zamanlarını geçirme biçimlerinden birisi olan "takılmak" baskın hale geldi. artık zamanı doldurmak bir mesele ve buna "boş zaman fakirliği" diyenler var. maddi yoksulluk, genç prekaryanın hayatını sınırlıyor.

prekaryanın elinde para ya da mesleki aidiyet olmadığı gibi zamanı kontrol edebilmek için gereken istikrar da yok. hal böyle olunca, çalışma dahil her türlü aktiviteye karşı kuralsızlığı ilke edinen bir tavır sergileniyor. işte bu, güvencesizliğin tuzaklarından birisi. sırf hayatta kalmaya yetecek kadar kamusal alana ihtiyaç duyulur ve bu alanlar da kemer sıkma politikaları nedeniyle yok ediliyor. nihayetinde neoliberal akıl, bütün bunları, doğrudan ekonomik büyümeye katkısı olmadığı gerekçesiyle bir lüks olarak görüyor.

iş ve oyuna dayalı hazcı mutluluk tehlikelidir. sürekli oyun oynamak sıkıcıdır. haz geçicidir ve insanın zamanından alır. yeteri kadar haz aldığımızı düşündüğümüzde dururuz. oyundan alınan zevk geçici olduğundan, buna dayalı olarak yaşayan insanların başarısız olması neredeyse kaçınılmazdır. hazcılık başarısızlığa mahkumdur.

paul martin'in "seks, uyuşturucu ve çikolata: hazzın bilimi" adlı kitabında da belirttiği gibi, oyun ve boş zamanla elde edilen hazcı mutluluk, nihayetinde bağımlılık ve zevk dışında kalan her şeye karşı hoşgörüsüzlük yaratır.

memnuniyet, kişinin kendisi ve hayatıyla ilgili genel olarak şikayetinin olmaması durumudur. ancak mutluluğu fetiş haline getirmek, medeni bir toplum için reçete olamaz.

başucu kitaplığı | antoloji | oda sineması | 101 temel eser | okuma listesi | program | iletişim