19.04.2020

bahis

pascal

bir tanrı varsa kavrayış gücümüzü sonsuz aşmaktadır; çünkü ne parçaya ne sınıra sahip olduğundan bizimle hiçbir ilişkisi olamaz. dolayısıyla ne varlığını ne var olup olmadığını bilmeye kabiliz. böyle olduğuna göre kim bu soruyu çözmeye cüret edebilir? onunla hiçbir ilişkiye sahip olmayan bizler değil elbette.

şu halde, akılla açıklayamadıkları bir dini ikrar eden hristiyanları, inançlarını akla dayandıramadıkları için kim suçlayabilir?

tanrı ya vardır ya yoktur, hangi tarafa meyledeceğiz? aklın bu hususta tayin edebileceği bir şey yoktur. onunla bizi ayıran sonsuz bir kaos vardır. bu sonsuz uzaklığın ucunda bir yazı tura oyunu oynanır. hangisi için bahse gireceksiniz? akla göre ikisinden birini seçmek veya reddetmek için sebebiniz yok.

dolayısıyla, bir tercih yapmış olanları yanılgıyla suçlamayın; çünkü bu konuda bir şey bilmiyorsunuz.

hayır, ben onları şunu ya da bunu tercih etmelerinden ötürü değil, bir tercih yapmalarından ötürü suçluyorum. çünkü yazıyı tercih eden oyuncu turayı tercih edenden daha hatalı değil, ikisi de aynı derecede hatalı. doğru olan, hiç bahse girmemektir.

evet, ama bahse girmek mecburidir. bu, isteğe bağlı bir şey değil; oyuna dahil olmuş durumdasınız. öyleyse hangi tarafı seçeceksiniz?

bir bakalım. mademki seçmek mecburi, hangi seçeneğin daha az kazançlı olduğuna bakalım. kaybedecek iki şeyiniz var: gerçek ve iyi. ortaya süreceğiniz iki şey var: aklınız ve iradeniz, bilginiz ve saadetiniz. doğanız gereği kaçınacağınız iki şey var: hata ve sefillik.

seçmeye mecbur olduğunuza göre, aklınız birini değil de öbürünü seçmekten ötürü daha çok rencide olmayacak. bu, işin bir boyutunu hallediyor. peki ya saadete ne olacak? tura diyerek tanrı'nın varlığı için bahse girdiğimizde kaybedip kazanacaklarımızı bir düşünelim. şu iki durumu değerlendirelim: kazanacak olursanız her şeyi kazanmış olursunuz, kaybedecek olursanız hiçbir şey kaybetmezsiniz. öyleyse hiç tereddütsüz tanrı'nın varlığına bahse girin.

itiraz: kurtulmayı umut edenler bu umut sayesinde mutludurlar; fakat bunu dengeleyen bir cehennem korkusu da duyarlar.

cevap: cehennemden korkmak için kimin daha çok sebebi vardır? bir cehennem olduğunu bilmeyen ve varsa eğer lanetleneceği kesin olan mı yoksa bir cehennem olduğuna kesin olarak inanan ve varsa eğer ondan esirgenmeyi umut eden mi?