21.08.2020

gözlerin oyunu

elias canetti

yaşamımızın sonuna dek iyileşmeyen yaralarımız vardır, yapabileceğimiz tek şey, onları başkalarından gizlemektir. onları herkesin önünde deşmenin anlamı yoktur.

edebiyat, gününün entelektüel düzeyine uygun bir işleyiş göstermeli. zamanın gerisinde kalırsa edebiyatla ilgisi olmayan amaçlara hizmet eden bir tür dolmuş edebiyatı haline gelir.

ancak başkalarına kendisini kuvvetle kaptırdıktan sonra insan kendi özüne giden yolu bulabilir.

kendinizden önce gelen birine hayranlık duymak ve onunla boy ölçüşemeyeceğinizi kabul etmek yeterli değildir. insan onun yönüne doğru bir sıçrama yapmalı ve başarısızlığa uğrayıp gülünç olma tehlikesini göze almalıdır. insan erişilmez olanı kendi amaçları için uygun bir şeymiş gibi kullanmamalı, onun kendisine esin kaynağı olmasına ve onu özendirmesine izin vermelidir.

iyi adam diye bir şey var mıdır? varsa nasıl biridir bu? diğerlerini harekete geçiren bazı itkilerden yoksun mu olacaktır bu kişi? içine kapanık biri midir yoksa insanlarla ilişkisini sürdürebilir, onların meydan okumalarına tepki gösterebilir ama gene de "iyi" olabilir mi? bu yalnızca bir imge midir? yoksa böyle bir birey var mıdır? varsa nerededir?

max pulver: sadizmin gece uygulananı biraz hoştur hani!

yabancılar arasında sıkışıp kalmış bir insanın, aklını oynatması için yabancı bir dilde, hiçbir şekilde anlaşılmaz konuşmaları ne kadar süre dinleyebileceğini sordum kendi kendime.

Hiç yorum yok: