3.10.12

sanat

iris murdoch

"her sanatçı mutsuz bir aşıktır ve mutsuz aşıklar öykülerini anlatmak ister." (p.a. loxias)

bütün sanatlar uyumsuzlukları ele alır ve sadeliği amaçlar. sanatın iyisi gerçeği anlatır, daha doğrusu gerçeğin ta kendisidir, belki de tek gerçektir.

beyaz bir sayfanın saflığını, uygunluk ve güzelliğin en kusursuz halinden daha azıyla, yani doğru olandan daha azıyla doldurup suistimal etmektense, yaşamları boyunca sessizce beklemeyi tercih eden sanat azizleri vardır.

yalnızca öyküler ve sihir gerçekten dayanıklı çıkabilir. insanın anlayış alanı ne kadar küçük olursa olsun, sanatın o kişiye öğreteceği şeyler felsefeden daha fazladır.

bir yazarın öğrenmesi gereken en önemli şey, yazmış olduğu bir şeyi yırtabilmektir.

sanat, yalnızca öncelikle değil, mutlak olarak gerçekle ilgilenir. sanat gerçeğin bir başka adıdır. sanatçı, gerçeği yansıtabileceği özel bir dili öğrenen kişidir.

yaşamın sanata benzemediğini gösteren şeylerden biri de, sanattaki karakterlerin tecavüz edilemez bir vakarı olması. oysa yaşamdaki karakterlerin böyle bir özelliği yoktur.

zeki bir yazar şöyle demişti: "başarılı olmak yetmez; diğerlerinin başarısız olması gerekir."

insan ruhu yalnızca aşk ve sanat tarafından işareti verilebilen bir sonsuzluğa hasrettir.

en büyük sanat bile eninde sonunda karışık bir bulmacadır.

insanoğlunun anlamakta zorluk çektiği şeyleri sanat, bir anda öğretiverir. alıştığı dünyanın bir santimetre ötesinde tümüyle yabancı başka bir dünyanın içinde kendini buluverir insan. doğa, bir durumdan öteki duruma ite kaka atlattırılıveren insanlara unutkanlık bağışlayarak iyileştirir.

sanat sevimli değildir, taklit de edilemez. sanat yalnızca doğruyu söyler, mutlak önemli olan doğruları. insana ait şeylerin onarılmasına yarayan ışıktır sanat. sanatın ötesinde başka hiçbir şey yoktur.

en yüksek sanat şiirdir; çünkü sözcükler en incelikli hallerinde, en yüksek matrislerinde bir ruh kazanırlar.