8.12.10

hagakure: saklı yapraklar

yamamoto tsunetomo

düşünce anında söylenmelidir. muhakeme bile uzun sürerse, kokuşur.

gerçekleşmeyecek hiçbir şey yoktur. insan aklına koyduktan sonra, gökleri bile istediği gibi yönlendirebilir. olmayacak şey yoktur. bir şey olmuyorsa, bu kişinin yüreksizliğinden kaynaklanır. gayret etmezseniz, gökleri hareket ettiremezsiniz.

"deha geç olgunlaşır."

söz söylemenin can alıcı noktası konuşmamaktır.

köklerinizi sarsılmayacak şekilde yerleştirirseniz, dallarınızdan uçup gidenler olsa bile, aklınıza gelmemiş bir şeymiş gibi sıkıntıya düşmezsiniz. elbette dallarınıza düşen önemli işler de vardır. yapmanız gereken işlere göre yararlı olurlar.

karşılıklı olarak, can pahasına birliktelik devam edebiliyorsa, artık o ilişkiyi kimse bozamaz.

parayı ararsan bulursun; bulamayacağın şey insandır.

"iyi şeyler yapmak, sıkıntılara göğüs germektir. sıkıntılara göğüs geremezseniz her şey kötü sonuçlanır."

hatasız insan, meselelerle karşılaştığında geri durup beklemeyi bilen insandır. insan vakarını korumalıdır.

iyi şeylerin bile aşırısı kötüdür.

dört tür hizmetkar vardır. önce atik sonra hantal, önce hantal sonra atik, sürekli atik ve sürekli hantal. bunlardan sürekli atik olanlar, söyleneni çabuk kavrar, işlerini iyi yaparlar. bunlar yükselirler. önce hantal sonra atik olanlar, emir ilk verildiğinde hemen kavrayamazlar; ama işlerini çabuk hallederler. önce atik sonra hantal olanlar, emir verildiğinde kavramış gözükürler; ama işi geciktirip bir türlü tamamlayamazlar. böyleleri çoktur. geri kalanlar da sürekli hantal olanlardır.

zaferin nasıl kazanılacağı anlatılarak öğrenilmez.

görgü kurallarının özü, başta ve sonda hızlı, ortalarda ise sakin davranmaktır.

düşmanla yüzleşmek, karanlığın içine dalmak gibidir. o an biraz sakinleşirsen, solgun bir ay ışığı gecesi gibi olur. sonra saldırırsan, yara almazsın.

bir yönü anladığında, sekiz yönü anlamış olursun.

her sabah, bedeninizi ve zihninizi sakinleştirip ok, tüfek, kargı ve kılıçla lime lime edildiğinizi, dalgalara kapıldığınızı, yangının içine daldığınızı, yıldırım çarptığını, dibi görünmez bir uçuruma yuvarlandığınızı, hastalıktan ölüm ve şehadetle ölüm anını düşünerek, aksatmadan zihninizde ölün.