23.2.20

gardiyan

giovanni papini

insan, evrenden bir şey beklediği sürece, teslim alan, değişim ve değiş tokuş yapan, parası verilmediğinde, senedi ödenmediğinde, zarar ettiğinde sinirlenen, iflas ve intihar eden bir satıcıdan farkı olmaz. hiçbir karşılık beklemeyen ve yaptığı işin bozulacağını bile bile çalışan insan ise layık, evrende huzur içinde yaşamaya gerçekten layık olan yegâne insandır. etrafını saran tüccarların karşısında, dükkân tabelalarına en saf, en ideal, en metafiziksel isimlerini yazmış olsalar bile, tek soylu kişi odur.

herkesin sadece yemek yemek ve para kazanmakla, eğlenmek ve emir vermekle ilgilendiği bir dünyada ara sıra birisinin çıkıp şeylerin görünümünü tazelemesi, olağan şeylerin olağanüstülüğünü, banallikteki gizemi, çöpteki güzelliği hissettirmesi gerekir. fikir ve gelenek kölelerinden, asalak ve yapmacık ukalalardan, eski efsaneleri anlatan vaazcılardan, ahlaki ve mistik hapishanelerin tutsaklarından, tüm eski sosyal normların ve tüm ortak noktaların inatçı papağanlarından oluşan çok geniş ve çok güçlü bir katmanın ortasında, bir gece uyandırıcısına, bir saf zekâ gardiyanına, kaslı bir kazmacıya, meydan ışıklarına, yeniden kazanılmış özgürlük ağaçlarına, gelecekteki yapılara yer açmak adına yakan ve yıkan iyi niyetli bir yangıncıya gerek duyulur.

ben, en zor görevi ve en tehlikeli rolü kabul eden bu insanlardan bir tanesiyim. istediğim ve yaptığım şeyler iyi de olsa kötü de olsa nefes alma, kendimi ısıtma, yürüme, başkaldırma, yüze tükürme, kendi yasamın kurallarınca var olma hakkına sahibim.