15.11.19

the end of the f***ing world

uyum sağlayanlara güvenmem.

herkes o kadar sıradan ki.. paraları var diye kendilerini güvende hissediyorlar.

bazen her şey aniden basitleşiyor. sanki her şey bir anda yer değiştiriyor. bedeninden dışarı çıkıyorsun. hayatından. dışarı çıkıp nerede durduğunu daha iyi görüyorsun. kendini görüyorsun ve diyorsun ki: sikerler!

tıbbi nedenlerle haftada bir mastürbasyon yaparım. insan bir şeyleri içinde biriktirmemeli.

hayatına devam etmeni sağlayan şeyin yalan olabileceğini anladığın zaman, hepsinin başından beri yalan olabileceğini fark ettiğinde, kendini bir taş yutmuş gibi hissediyorsun. ama kısa süre önce de değil, yıllar önce yutmuşsun gibi.

seksin suyuna gidilebilecek bir şey olduğunu bilmiyordum. özellikle erkek olarak. kadınlar için kolay. sırtüstü yatıp ingiltere'yi düşünebilirler. ama biz erkekler, ingiltere olmak zorundayız.

seks denen şey, yapmak istediğin bir şeyken anında bir cezaya dönüşüyor.

bazı insanlar dans ederken utanır. ben utanmam. kendimi en rahat hissettiğim andır. ben konuşurken utanırım. ya da konuştuktan sonra. aptalca bir şey söylediğimi anladığımda.

dünya iç karartıcı bir yer. nasıl olduğunu unutmak için bir şeyler yapıp duruyorum. oyalanıyorum. görmezden geliyorum.

alyssa'nın gittiğini anlayana kadar orada yarım saat daha oturdum. sessizliğin çok gürültülü olduğunu öğrendiğim gündü bu. sağır ediciydi. belki de babam, hayatı boyunca sessizlikten kaçmaya çalışmıştı. sessizlik olunca bir şeyleri dışlamak zordur. hepsi üstüne gelir. bir türlü kurtulamazsın.