4.9.19

bir kadının günlüğü

mehmet rauf

ah nasıl ve ne kadar nefret ediyorum! bütün bu hayattan, bu hayatı memnuniyetle kabul eden ve severek yaşayan, bütün bu gelenek ve görenek adını verdikleri şeylere sersemce bağlı olan bu adamlardan ne kadar nefret ediyorum!

bütün bu kalabalık içinde çölde garip ve avare kalmış, yolunu şaşırmış bir seyyah gibiyim. ben bu hayatı sevmiyorum. bu insanları hep manasız, hep adi buluyorum. dünyada muhitine yabancı olmak kadar katlanılmaz bir felaket yoktur sanırım.

ah yarabbim, insana en yakın varlıklar, hatta anası babası bile ne kadar uzak, ne kadar, ne kadar yabancı..

kalbimin bütün şiir ve coşkusuyla göklerde kanat çırpmak, yıldızlar arasında dolaşmak, kimseyi titretmemiş heyecanlarla titremek, hiçbir vücudu kendinden geçirmemiş zevklerle sarhoş olmak istiyorum.

yoksa bazı tenha bahçelerde yalnızlık ve bilinmezlik içinde büyüyerek bütün ihtiraslı ruhuyla titrediği okşayıştan mahrum kalıp, hasret içinde solan, harap ve perişan yerlere serilen öksüz ve bahtsız çiçekler gibi yok olmaya mı mahkumum?