25.5.19

şıpsevdi

hüseyin rahmi gürpınar

ey zarafetine kurban olduğum cananım sabret. sevgimizin iftarı yakındır.

en samimi sevdalar umutsuz olanlarıdır.

karşımızdakine hoşnutluk vermenin en uygun yolu, yalnız dinlemek, kısa takdir kelimeleriyle karşınızdakinin zekâsına hayret etmek ve dinlemektir.

"âşık âlemi kör, dört tarafını duvar sanırmış."

az bilmek ve bildiğini insanlık için bilgi gayesi ve bundan dolayı kendini de her şeyin âlimi sanmak, bu çeşit öğrenim erbabını hakikatten çok hayale, ciddiyetten çok bilgiçliğe sevk eder. şarlatanlık bu gibi noksan bilgilerden çıkar. şarlatanlar işte böyle yetişir.

incelmek, kâmil olmak için daha çok yontulmak lazım. çok yontulmak lazım.

kişinin tavrı kendi aynasıdır.

en büyük edebi başarı, eserin sanat harikası olmasında değildir. o eseri methedecek dostların olmasındadır. şimdi bendeniz yazar arkadaşlarımın çekiciliklerinden birkaçını yemlemezsem, sonra benim yayımlanacak eserimi övmek için acele eden olur mu?

bir şeye başlayıp da yarım bırakmak uğur değildir.

yaşamak en sade tarifiyle emelleri yenilemekten başka bir şey değildir. şu kadar ki çevre ve zaman değişikliği ve yaş ilerledikçe emellerin çeşidi değişir. en emelsiz yaşamaya uğraşan filozofların şu kararlarında bile bir amaç, bir arzu gizlidir.

kardeşiniz meftun bey'in kardeşime görücü göndermesi evin içinde büyük bir fırtına kopardı. annem küplere bindi. pederim para vermekten korktuğu için o hiçbir şeye binmek istemez. o da yaya olarak öfkelendi. birbirlerini yediler. ne anlamsız şamata!

başkasında kınadığımız, eleştirdiğimiz durumların birçoğunu nefsimize uygun buluruz da kendi kendimizi ayıplama, kınama aklımıza gelmez.

"ger bana uymazsa eyyam, uyarım eyyama ben."

züğürtlere sınırsız hayal kadar ruha mutluluk veren seyrangâh mı olur? hayal, o sermayesiz servet, yokluk içinde o varlıktır ki hayal ve yaratma kuvveti geniş olan hayal erbabı şu âlemde imkânsız sayılan ne cennetler, ne bedava mutluluklar verir. her hakikatin sonucu hayal değil midir? daima biri diğerini izleyen bu iki kelime arasında avunmak yolunu keşfedebilenler akıllı kimseler sayılırlar.

"hakikatin şimşekleri fikirlerin çarpışmasından doğar."

insanların bütün mutsuzlukları, talihsizlikleri, kendilerini doğa kanunlarına uydurmayı bilmemelerindendir.

dünyada her şey bir sebeptir. insanların en büyük filozofundan en küçük işçisine kadar cümlesinin görevi, işi, gücü işte bu sebepleri güzel kullanmaya yol aramaktır.

şimdiki hastalıkların çoğu kötü yaşamaktan dolayı ihtiyarlardan çok gençlere geliyor.