14.02.2009

diplomasi

robert musil

insanları sanat değil açlık birleştirir.

generallerin ölümle araları son derece iyidir ve yaşadıkları anın tadına onurlarıyla varabilmek için hep birkaç bin ölüye ihtiyaç duyarlar.

sarıldıklarımız asla en derinden sevdiklerimiz değildir.

diplomasi, güvenilir bir düzenin ancak yalanla, korkaklıkla, yamyamca davranmakla, kısacası, insanların o sarsılmaz aşağılık yanlarıyla kurulabileceğini savunur. diplomasi, küçültücü bir idealizmdir.

zenginlik, kişisel, yalın, yıkıma uğramadan parçalara ayrılamayan bir niteliktir.

bir niteliksiz adam hayata "hayır" demez, sadece "henüz değil" der ve henüz yaşamadığını sonrası için saklar.

tin için onun küçük şeylerle bağlantısından daha tehlikeli bir şey yoktur.

zaman treni raylarını önünde kendi döşeyen bir trendir. zaman nehri, kıyılarını beraberinde taşıyan bir nehirdir.

insan, bir hayat görkemliyse eğer o hayattan bir de iyi olmasını isteyemez.

sıradan insanlar, hayat gemilerindeki sıradışı yaşantıları onları hiç fark edemeyecekleri kadar derinlere yerleştirmeyi başarırlar.

her şeyin caiz olduğu bir zaman, her defasında içinde yaşayanları mutsuz etmiştir.

mahkeme salonları, ataların bilgeliğinin şişeler içerisinde korunduğu mahzenlere benzer. insan bu şişeleri açar ve insanoğlunun kesin bilgiye ulaşma çabasının en yüksek, en damıtılmış noktasının yetkinliğe varmazdan önce ne denli kötü tatta olduğuna ağlayası gelir; ama görünüşe bakılırsa sözü edilen nokta, kaşarlanmamışları sarhoş edebilmektedir.