18.1.18

tanrı

friedrich nietzsche

tanrı kavramı yaşamın bir karşı kavramı olarak uydurulmuş, yaşama yıkım getirici, ağulu, kötüleyici, onun can düşmanı ne varsa tümü de o kavramda ürkütücü bir birlik olmuştur.

ahiret, gerçek dünya kavramları var olan biricik dünyayı gözden düşürmek, yeryüzü gerçekliğimiz için tek bir amaç, neden, ödev bırakmamak için uydurulmuş!

ruh, tin, giderek ölümsüz tin kavramları gövdeyi aşağılamak, onu sayrı bir ermiş yapmak, yaşamda önemsemeye değer ne varsa beslenme, konut, düşünce düzeni, sayrılara bakma, temizlik, hava, bunlar gibi hepsinin karşısında ürkütücü bir aldırmazlık koymak için uydurulmuş!

sağlık yerine ruhun kurtuluşu, açıkçası tövbe çırpınmaları ve kurtuluş isterisi arasında giden gelen bir delilik döngüsü!

günah kavramı o kendinden ayrılmaz acı çektirme aracı ile, özgür istenç kavramı ile birlikte, içgüdüleri saptırmak, onlara karşı güvensizliği bizde ikinci bir yaratılış yapmak için uydurulmuş!

çıkar gözetmezlik ve kendini yadsıma kavramları ile o gerçek yozlaşma belirtisi, yıkım getirici olana doğru eğilim, kendine yarayanı artık bulamaz olmak, kendi kendini yıkmak; gerçek değerin tümden kendisi, ödev, ermişlik, insandaki tanrısal öz katına yükseltilmiş!

son olarak -en korku salanı da bu- iyi insan kavramı ile tüm yetersizlerin, sayrıların, arızalıların, kendi kendinden acı çekenlerin, yok olması gereken ne varsa hepsinin yanı tutulmuş, ayıklama yasası çarmıha gerilmiş; gururlu, yetkin, olumlayan, geleceğe güvenen, geleceği onaylayan insanın karşısına bir ideal çıkarılmış, ona kötü denmiş, bundan böyle.. töre diye inanmışlar bunlara bile!