5.4.16

güneşe bakmak ölümle yüzleşmek

irvin yalom

hayata değer vermenin yolu, başkaları için şefkat duymanın yolu, her şeyi en derin şekilde sevmenin yolu, bu yaşantıların sonunda kaybolacağının farkında olmaktır.

la rochefoucauld: güneşin ya da ölümün yüzüne doğrudan bakamazsınız.

öz farkındalık büyük bir armağan, hayat kadar değerli bir hazinedir. bizi insan yapan şeydir. ama bedeli de çok ağırdır: ölümlülük yarası. varoluşumuz, büyüyüp gelişeceğimiz ve kaçınılmaz bir şekilde ölüp yok olacağımız bilgisiyle gölgelenir.

milan kundera: çoğu insanı ölüm konusunda dehşete düşüren şey geleceğin kaybı değil, geçmişin kaybıdır. aslında unutmak, hayatın içinde her zaman var olan bir ölüm biçimidir.

ölümün farkına varmak bir uyanış deneyimi, büyük hayat değişiklikleri için güçlü bir katalizördür.

st. augustine: bir adamın benliği yalnızca ölümün karşısında doğar.

hayat arkadaşının zihninin yavaş yavaş fakat amansızca dağıldığına tanık olmaktan daha korkunç çok az sıkıntı vardır.

cicero: felsefe yapmak ölüme hazırlanmaktır.

ne kadar olasılığın yolunu kapatırsanız hayatınız o kadar küçük, kısa ve önemsiz görünür.

ölümle yüzleşmek anksiyete doğurur; ama aynı zamanda hayatı zenginleştirecek bir potansiyel de taşır.

sigmund freud: alınan zevkin sınırlılığı, zevkin değerini artırır.

iyi fikirler, hatta güç fikirleri bile, nadiren tek seferde yeterli olur. tekrar dozlar halinde verilmeleri gerekir.

otto rank: bazıları ölüm borcundan kurtulmak için yaşam kredisini reddeder.

zenginlik deniz suyu gibidir; içtikçe susuzluğumuz artar. sonunda biz mallara değil, onlar bize sahip olur.

schopenhauer: endişelerimizin ve kaygılarımızın yarısı başkalarının bizim hakkımızda düşündüklerinden kaynaklanır; bu dikeni tenimizden çıkarmalıyız.

ölüm anksiyetesini azaltmada ve kişisel değişim sağlaması için uyanma deneyimini kontrol altına almada en etkili olan şey, fikirler ve kişinin diğer insanlarla arasındaki yakın ilişkiyle yarattığı sinerjidir.

nietzsche: yorulduğumuzda ve cesaretimizi kaybettiğimizde yıllar önce yendiğimiz düşüncelerin hücumuna uğrarız.

sırf orada bulunmanız bile ölümle karşı karşıya olan -veya fiziksel olarak sağlıklı olup ölüm anksiyetesi yaşayan- bir kişiye sunabileceğiniz en büyük hizmettir.

çok yaşlı biri öldüğünde onunla birlikte pek çok kişi daha ölür.

thomas hardy: daha iyi var olmanın bir yolu olsaydı, en kötüsüne bakmayı gerektirirdi.

kendi varoluşları problem oluşturan tek yaratıklar insanlardır.

"bilge olmak için, kilerinde havlayan vahşi köpekleri dinlemeyi öğrenmelisin."

terentius: insanım ve insana dair hiçbir şey bana yabancı değildir.

insan sıradanlıkla tükendiğinde derin endişelerden ve kendini derinlemesine incelemekten uzaklaşır.

önemli kararların her zaman derin kökleri vardır. her seçim bir vazgeçiştir ve her vazgeçiş sınırlılıkların ve geçiciliğin farkına varmamızı sağlar.