6.11.15

harun ile öyküler denizi

salman rushdie

yaşam, öyküler kitabı değildir; fıkracı dükkanı da değildir. bütün bu eğlencelerin sonunda iyi bir şey çıkmayacak. doğru bile olmayan öykülerin ne yararı var?

insanlarda zevk diye bir şey yoksa, her şeyin en iyisi bile boşuna.

talih, bazen en küçük bir uyarıda bile bulunmadan kayıplara karışıverir. bir bakarsınız uğurlu yıldızınız sizi gözetiyor, bir bakarsınız sapıtıvermiş.

doğru dürüst bir adam yaşamın ciddi olduğunu bilir.

hüzünlü bir kentte yaşıyorsan içine düştüğün mutsuzluğu hemen tanırsın. arabaların, kamyonların egzoz dumanları yatıştığı, ayın her şeyi pırıl pırıl aydınlattığı zaman bile, gecenin havasında koklayabilirsin mutsuzluğu.

gerçek dünya büyülü şeylerle dolu; öyleyse büyülü dünyalar da pekala gerçek olabilir.

hiçlikten hiçbir şey çıkmaz.

sevgi harika bir şeydir ve insana sınırsız bir şevk verir. ama sevgi çok aptalca bir şey de olabilir.

sen kuytu bir köşeye sıkışıp kalmış, göz kamaştıran, iyi yürekli bir insansın.

köre, körlüğü iki kat acı gelir.

kafan uydurma şeylerle dolu; bu nedenle orada gerçeklere yer yok.

mutlu bir öyküyü mahvetmek için onu acıklı kılmak gerekir. eylem dolu bir dramayı mahvetmek için de onu aşırı yavaşlatmak gerekir. bir dedektif öyküsünü mahvetmek için katilin kimliğini en alık okurun bile anlayacağı şekilde açıklamak gerekir. bir aşk öyküsünü mahvetmek için onu nefret öyküsüne dönüştürmek gerekir. bir trajediyi mahvetmek için de onu, insanlara istemeden kahkahalar attıracak hale getirmek gerekir.

büyük serüvenlerin sonunda herkes aynı şeyi ister: mutlu bir son.

öykülerde ve yaşamda mutlu sonlara çoğu insanın sandığından az rastlanır. böyle sonların kuraldan çok kural dışı olduğu söylenebilir.

mutlu sonlar kesinlikle bir şeyin sonunda gelmelidir. bir öykünün, bir serüvenin ya da buna benzer bir şeyin ortasında gelirlerse, başarabildikleri tek şey olsa olsa ortalığı ancak geçici bir süre neşelendirmek olur.