18.10.2016

aşk

alain badiou

aşk, yapı olarak verili varsayılan iki'den yola çıkarak vecdin bir'ini meydana getiren şey değildir. bu ret, özünde, ölümlü varlığı def eden retle özdeştir. çünkü vecd halindeki bir, iki'nin ötesinde kendini sadece çokluğun ortadan kaldırılması olarak varsayar. buradan gece metaforu, buluşmanın inatla kutsallaştırılması, dünyanın uyguladığı terör doğar.

aşk, seven öznenin dolaysız bilinci içinde asla verili değildir.

aşk, hiçbir şeyin eksikliğini gidermez. aradaki farkı ödetir, ki bu da farklı bir şeydir. aşkın bir ilişki olduğu şeklindeki yanıltıcı varsayımdır aşkı başarısız kılan. aşk bir ilişki değildir. bir hakikat üretimidir. neye dair hakikat? iki'nin, yalnızca bir'in değil iki'nin, durumun içinde işlediğine dair hakikat.

aşktan daha katışıksız mantık gerektiren hiçbir tema yoktur.

aşk cinsiyetler arasındaki bağlantısızlıktan hakikat üreten şeydir.

aşk, ilk adlandırmaya bitmek bilmez sadakattir.

aşk, dünyayı iki'nin bakış açısından sorgulamaktır; asla iki'nin her bir teriminin diğeri üzerindeki soruşturması değildir. ayrımın bir gerçeği vardır; bu da, tam olarak, hiçbir öznenin aynı zamanda ve aynı ilişki altında iki konumu işgal edemeyeceğidir. aşkın bulunduğu yerde bu imkansızlık yatar. bilginin yeri olarak aşk sorusunu yöneltir: aşktan yola çıkarak neyi bilebiliriz?

gerçeğe uygun eril sözce: doğru olması gereken şey, bizim asla bir değil, iki olduğumuzdu.

gerçeğe uygun dişil sözce: doğru olması gereken şey, bizim iki olduğumuzdur; yoksa biz olmazdık.