3.3.12

ivan denisoviç'in bir günü

aleksandr soljenitsin

hastalığın en iyi ilacı çalışmakmış.

iş sopaya benzer, sopanın da iki ucu vardır. adamına yaparsan özenirsin. anlamayanlar için göz boyamak çok kolaydır.

yulaf lapası sıcak da olsa ne lezzeti vardır ne de insanı tok tutar. rengi darı gibi sarıdır ama olup olacağı ottur.

sıcak odada oturan, üşüyenin durumundan ne anlar!

herkesin çözülüp gevşediği bir andı bu. karar verilmiştir ama herkesin içinde işbaşı yapılmayacakmış gibi bir his vardır.

sabah sabah işbaşı yapmak yok mu ya, bundan daha berbat bir şey yoktur. ayaz, karanlık, karınlar aç, koskoca bir günün başlangıcı. insanın dili ağırlaşır, canı konuşmak istemez.

güneş doğarken ayaz çıkar. çünkü gece, ısının en düşük olduğu andır.

kolay kazanılan paranın değeri yoktur, insana kazanmış olmanın zevkini vermez. eskiler boşuna dememişler: "insan karşılığını vermediği şeyin değerini bilmez" diye.

fazla sanat, sanat demek değildir. bu, ekmek yerine, durmadan şeker yemeye benzer.

dâhi olan, zorbaların hoşuna gitsin diye yorum yapmaz.

saklamasını bilmek zenginlikten iyidir derler.

az dua ettiğiniz, inanmadan, içinizde duymadan dua ettiğiniz için istekleriniz yerine gelmiyor. insan durmadan dua etmeli. sağlam bir inancınız varsa duanızla dağları yerinden oynatırsınız.

alyoşka, sakın benim tanrı'ya karşı olduğumu sanma. tanrı'ya inancım tamdır. yalnızca cennete, cehenneme inanmıyorum. insanları aptal yerine koyup onları öbür dünyada cennete ya da cehenneme gideceklerini söylemek bence saçmalığın en büyüğü.