31.10.16

uzun lafın kısası

lucretius: zeka bocalar, dil sürçer, zihin tökezler.

divine: edebe aykırı olan ne? savaş, cinayet, açlık mı; yoksa benim kadın giysileriyle ortalıkta dolaşmam mı?

maggie gee: sana en çok acı çektiren şey, seni diğer insanlara bağlayan şeydir.

engin geçtan: tutucu kişi, yapmak istediği ama yaparsa suçlanacağı davranışları başkalarında gördüğünde onları eleştirerek ya da engelleyerek kendi isteklerini ketlemeye çalışır.

hallac-ı mansur: cehennem acı çektiğimiz yer değildir; acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir.

j.b. pontalis: bunalım dile getirilebilir, belirtiler oluşturabilir, birtakım işaretlere ve fantazmalara dönüşebilir ya da eylemle giderilebilir hatta bulaştırılabilir; acı ise sadece insanın kendisine aittir.

madam du deffand: asla kendimden memnun olmadım. kendimden ölesiye nefret ediyorum.

adalet ağaoğlu: bir adamın fikrinde iki ince gül birden olmaz. birinin suyunu öteki, ötekinin suyunu beriki çalar. ne biri onar, ne öteki.

saul bellow: hayatta en güzel şeyler bedavadır.

torgny lindgren: temiz ve katıksız hiçbir şey yoktur; her şey bulanıktır ve mutlaka bir şey bulaşmıştır. eğer katıksız iyilik olsaydı, farkına varılması imkansız olurdu. hava gibi boş bir şey.