31.3.14

uzun lafın kısası

theodor adorno: bu dünyanın insanı irkilten yanı korkunçluğu değil, olağan görüntüsüdür.

borges: belki de bizim insan olarak hayatımız bir ormanda sessizce yürüyen bir kaplanın kafasından geçenlerdir.

clarence darrow: cehalet ve fanatizm her zaman iş başındadır ve beslenmeye ihtiyaç duyarlar.

alain: başkalarına ve kendimize karşı iyi davranmak, herkesin yaşamasına yardım etmek ve kendi kendimize yardım etmek: işte asıl din. iyilik mutluluktur. sevgi mutluluktur.

henry david thoreau: en iyi hükümet, en az yöneten hükümettir.

walker percy: evlilik talebi aşkı küçük düşüren bir şeydir. aşkın keyifli bir karşılaşma olması gerekir.

ernesto sabato: televizyon, yoksulların afyonudur.

jean-paul sartre: insan köleler için yazmaz. düzyazı sanatı, düzyazının anlam taşıdığı biricik yönetim biçimi olan demokrasi ile bağdaşır ancak. biri tehlikedeyse, öteki de öyledir.

kürşat başar: bütün bir hayat, onun kucağına yatmış, saçlarımı okşarken benimle konuşmasının yanında hiçbir anlam taşımaz.

pascal: bütün yıkımların nedeni odamızda kalmayı bilmememizdir.

michel bourse: her toplum alışveriş üzerinde temellenmiştir, toplumsal bağın olumlanmasını ve sürmesini tek sağlayan budur.

saltıkov-schedrin: hiçbir acı, karanlıklar içindeki birinin, bu karanlığı yırtıp ışığa kavuşmak için yaptığı bilinçsiz, telaşlı ve güçsüz çabalarından doğan acıdan daha büyük olamaz.