4.11.11

kibrit çöpleri

murathan mungan

içinde yaşıyor olmanın bilgisiyle ne kadar tanıdık gelirse gelsin, "fotoğrafta başka çıkıyor o" dediğimiz şeydir hayat.

bazı erkeklerin hikayesini anmak bile yorucudur.

"ortalıklara çıkıp ne denli çırpınsalar da bazı insanlarda star tohumu yoktur, bir türlü olamazlar. bakma çıkardıkları gürültülere."

dünyada en zor şeylerden biri iyilikle başetmektir.

sabahları aksi nobran uyanan kişiler için en büyük mutsuzluklardan biri, yanıbaşlarında güne ışıl ışıl başlayan insanların varlığıdır. bazı insanların sabaha alışması, hayata hazırlanması zaman alırken, diğerleri neredeyse bir konserve açacağının tek bir hareketiyle hayata ve güne hazır uyanırlar.

"kişi zaman içinde parça parça ölür."

bazı şeyleri bazı insanlarla konuşmanın hiçbir olanağının kalmadığı durumlar vardır.

akıldışılığın zehri çabuk yayılır.

ilk: genç kız "biraz daha tanısaydık birbirimizi" diye itiraz edecek oldu. cılız bir ses, kararsız bir itirazdı bu. "ya o zaman birbirimizden hoşlanmazsak" dedi genç adam. sözlerini tartmasını bekleyip ardından ekledi: "bence bunu riske etmeye değmez; gel sevişelim. sonra boşu boşuna birbirimizin aklında kalacağız." ilk sevişmeleri böyle oldu. sonradan her ikisi de farklı nedenlerle doğru yapmış olduklarını düşündüler.

"en iyi şeyler beklenmedik zamanlarda olur."

"insan, yaşamı boyunca, nereden geldiğinin ve nereye gideceğinin korkusunu gidermeye çalışır."

kar yoksulluğa en dokunaklı görünüşünü verir.

dünyanın bütün hikayeleri aile yaralarıdır. orada başlar, orada gelişir, oraya dönerler. birikmiş ev içi kinleri, mutsuzluk fazlası, kirli sırlar, açık ya da örtük şiddet, aşırı sevginin yaraladığı benlikler, istenmezlikler, yetmezlikler, erken kayıplar, öksüzlüğün, yetimliğin, üveyliğin saymakla köpüren, köpürdükçe birbirine benzeyen nedenleri.. mutlu ya da mutsuz bütün sonlar kaçınılmazdır. bunu bilince daha rahat anlatır insan bir başkasına kendi hikayesini.

en kısa hikaye parçasına an denir.

bir öykünün ön koşullarını yerine getirmeden yola çıkanlar, öykülerinin neden yollarda kaldığını anlamakta güçlük çekerler.

unutma, sır başkalarına vermek içindir.