14.8.18

garanti

jack london

genç bir erkek ya da kadın işçi ya da evli bir çift için, mutlu ve sağlıklı bir orta yaşın yahut borçsuz harçsız bir yaşlılığın garantisi yoktur. ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar geleceklerini güvenceye alamazlar. her şey şansa bağlıdır. başa gelecek kötü bir olay her şeyi değiştirir. bunun önüne geçmek mümkün değildir. önlem alsalar da, kurnazlığa yatsalar da kâr etmez. sanayinin savaş meydanında kaldıkları sürece, olacaklarla yüzleşmek ve başlarına geleni çekmek zorundadırlar. elbette durumları uygunsa ve akrabalık vazifeleri onları kısıtlamıyorsa, sanayinin savaş meydanını terk edebilirler. o zaman bir erkeğin yapacağı en güvenli şey, orduya katılmaktır. kadınlar da, ellerinden gelirse kızıl haç'ta hemşire olur ya da bir manastıra girerler. her halükârda bir evden, çocuklardan, hayatı yaşamaya değer kılan ve yaşlılığı kabus olmaktan çıkaran her şeyden vazgeçmek zorundadırlar.