6.3.17

maori vs. moriori

jared diamond

yeni zelanda'nın beş yüz deniz mili doğusundaki chatham adaları'nda moriori halkı yüzlerce yıllık bağımsızlığını 1835 yılı aralık ayı'nda akıl almaz bir vahşet sonucu yitirdi.

bir gün fok avlamaya çıkan bir avustralya gemisi yeni zelanda'ya giderken chatham adaları'na uğradı ve yeni zelanda'ya bu adalardan haberlerle döndü:

"balıkları, kabuklu deniz hayvanları çok bol; göllerinde yılan balığı kaynıyor; karaka meyvesi istemediğiniz kadar. epey insan var ama savaştan anlamıyorlar, silahları yok.''

900 maori'nin chatham adaları'na yelken açması için bu haber yeterliydi. çevre koşullarının ekonomiyi, teknolojiyi, siyasal örgütlenmeyi, savaş becerilerini kısa sürede nasıl etkilediğini bu sonuç çok açık olarak gösteriyor.

1835 yılının 19 kasım'ında silahlı, sopalı, baltalı 500 maori'yi taşıyan bir gemi gelmiş, 5 aralık'ta bunu 400 maori taşıyan bir başka gemi izlemişti.

maoriler gruplar halinde moriori yerleşim yerlerine geliyor, moriorileri esir aldıklarını ilan ediyor, karşı çıkanları öldürüyorlardı. morioriler örgütlü bir direniş gösterseler maorileri o zaman yenebilirlerdi; çünkü sayıları onlarınkinin iki katıydı. gelgelelim moriorilerin anlaşmazlıkları barışçı yöntemlerle çözmek gibi bir gelenekleri vardı. yaptıkları bir meclis toplantısında savaşmama, onun yerine barış, kardeşlik içinde kaynakları paylaşmayı önerme kararı aldılar.

morioriler bu önerinin teklifini yapamadan önce maoriler topluca saldırıya geçtiler. birkaç gün içinde yüzlerce moriori'yi öldürdüler, çoğunu pişirip yediler, geri kalanların hepsini de esir aldılar. ileriki birkaç yıl içinde çoğunu da canlarının istediği gibi öldürdüler.

hayatta kalan bir moriori şunları hatırlıyor:

"maoriler bizi koyun gibi boğazlamaya başladılar. çok korkmuştuk. çalılıkların arasına kaçtık, yerin altındaki oyuklara, düşmanın elinden kurtulmak için nereyi bulursak oraya saklandık. saklanmanın hiçbir yararı yoktu, bizi bulup öldürüyorlardı; erkek, kadın, çocuk demeden."

bir maori ise şöyle anlatıyor:

"göreneklerimize göre el koyduk ve herkesi yakaladık. tek bir kişi bile kaçamadı. bazıları bizden kaçtı, onları öldürdük, ötekileri de öldürdük. n'olmuş yani? bizim göreneğimiz buydu."

morioriler ile maoriler arasındaki bu çatışmanın acı sonunu tahmin etmek hiç de zor değildi. morioriler avcılıkla ve yiyecek toplamakla geçinen nüfusları az, yalıtılmış bir topluluktu, en basit teknoloji ve silahlarla donatılmışlardı, savaş deneyimleri yoktu, güçlü önderlerden ya da örgütlenmeden yoksundular.

yeni zelanda'nın kuzey adası'ndan gelen maorilerse sürekli olarak kıyasıya savaşlar yapan, nüfus yoğunlukları fazla olan çiftçi bir toplumun üyeleriydi, daha ileri teknolojileri ve silahları vardı, güçlü önderlerin yönetimi altında yaşıyorlardı. kuşkusuz bu iki toplum karşı karşıya geldiğinde maoriler moriorileri öldürecekti, bunun tersi olmayacaktı.