22.11.16

mantissa *

john fowles

faşistler seksten nefret eder ve asla kendilerine gülmeyi başaramazlar.

insan neyse odur, aynı zamanda ne giyerse de odur.

doğru dürüst yazılar, mesela burjuva olmayan yazılar hep politiktir.

en kötü felsefelerde bile bir iki iyi nokta bulunabilir.

çatıdan kopup kafana düşse bile gerçek umutsuzluğun ne olduğunu anlayamazsın.

bağırsak boşaltma ve mesane boşaltma eylemlerine gönderme yapan terimlerin kullanılmasının anlamı, kültürel bir tetikleyici sonucu ortaya çıkan cinsel suçluluk ve bastırılmış duygulardır.

insanlar, var olmak için tanınmak gibi bir kanıta ne kadar ihtiyaç duyduklarını fark etmezler. bu tür şeyler olduğunda da korku duyarlar. emniyet hissini yitirirler.

temel metinleri bile okumamışken nasıl olur da bir teoriyi tartışmaya kalkar insan?

yaptığım iş konusunda hassas davranmasaydım yaşamla yüz yüze gelemezdim.

insanın var olabilmesi için birtakım temel özgürlükleri olmalıdır.

sen ana mizansen travmasından yapıyorsun bunları. her zamanki gibi bu da yıkıcı bir intikam duygusu bırakıyor sende. her zaman olduğu gibi bunu eşit ölçüde abartılmış röntgencilik ve teşhircilikle ifade ediyorsun. çözümlenememiş travmanla baş edebilmek için tekrar tekrar yazmak ve yayımlatmak gibi sözde geriletici faaliyetlere girmenle de bilinen patolojiye uyuyorsun. aslında bu iki faaliyetten tamamen ve açıkça kendini geri çeksen daha sağlıklı bir insan olabileceğini söyleyebilirim.

* mantissa: özellikle edebi bir çabaya ya da söyleme yapılan ve nispeten küçük bir önem taşıyan ekleme.