18.6.16

arzu çağı

joel kovel

tek bir insan bile zincirlere bağlıysa, hiç kimse özgür değildir.

william blake: bir tek şu andaki rahatı ve keyfi için dehasına ve vicdanına direnen kişi dürüst müdür?

insanın arzusu ötekinin arzusunda anlamını bulur; çünkü arzunun ilk nesnesi öteki tarafından tanınmaktır.

w.b. yeats: en iyilerin hiç inancı yoktur; en kötülerse büyük bir tutkuyla bağlanır.

her yerde çiçeklerin açtığı, psikanalize giren iyiliğin gündelik hayatı doldurduğu ve kötülüğün buharlaşıp uçtuğu bir toplum düşünü seviyorum. gerçek sosyalizm her zaman ekmek ve güller demektir.

sigmund freud: para mutluluk getiremez; çünkü mutluluk çocukluk arzularının tatmin edilmesidir; para da bu arzuların nesnesi değildir.

insanların varoluşlarını belirleyen, bilinçleri değildir; tersine, toplumsal varoluşları bilinçlerini belirler.

max weber: devlet meşru güç kullanma tekelini elinde tutan bir birliktir ve başka bir biçimde tanımlanamaz.

ölümü hiç kimse yenemez; ama eğer bir hayat iyi geçmiş ve dolu dolu yaşanmışsa, sonuçlanması, bir bütünün toparlanması olur.

sevgi, benliği yeni nesnelere açarak yaralanabilir hale getirir.

karl marx: tarihi insanlar yapar; ama canlarının istediği gibi değil.

bütüncül bir kavrayışa erişmek için yürütülen nafile gayret sadece kendimiz için bir iktidar arayışıdır.

william blake: karşıtlıklar olmaksızın ilerleme olmaz.

insanlar ne kadar düşkün görünürse görünsün, nefes almayı sürdürdükleri müddetçe içlerinde bir sağaltma gücü taşır.

kötü niyetle söylenmiş bir hakikat
uydurulan bütün yalanları alt eder (william blake)

sigmund freud: insanın bütün umabileceği, isterik acıların yerine sıradan mutsuzluğun geçmesidir.

aptallık, asıl ticaretini delilik üzerinden yürüten bürokratik endüstrinin zorunlu bir yan ürünüdür.

pier paolo pasolini: dünyada şimdiye kadar hiçbir enformasyon aracının televizyon kadar otoriteryan ve baskıcı olmadığına şüphe yoktur.

insanlar istenen biçime sokulabilir; ama sonsuza kadar değil; en nihayet kapitalist ilişkilerin kalpsizliğine direneceklerdir.