13.9.15

dieppe

samuel beckett


gene son cezir
ölü çakıl
döner sonra adımlar
uyanan şehre

kum akıntısında benim yolum
kumul ve çakıl arasında
yaz yağmuru yağar hayatıma
ömrümse başından sonuna
yağmadan kaçınma

huzurum orda dağılan sisin ortasında
bu uzun devingen eşikleri aşındırmaktan vazgeçtiğim
ve açılan ve kapanan bir kapının
boşluğunu yaşayabildiğim zaman

ne yapabilirdim bu dünya olmadan yüzsüz umursamaz
ki son bulacak oysa her anın boşlukta
varoluşun cehaletinde eridiği bir an
sonunda gövde ve gölgeyi birlikte yutan
bu dalga olmadan
ne yapabilirdim çağıltıların yittiği bu sessizlik olmadan
yürek çarpıntıları çılgınlıklar imdada aşka
cürufların tozları üzerinde uyanan
bu gökyüzü olmadan

ne yapabilirdim dün ne yaptıysam aynını ve evvelsi gün
ölüm ışığımın çatlağından bakıyorum
bana benzer bir başka aylaklık arıyorum
tüm yaşamların ötesine girdap olmuş geçerken
sarsıcı bir boşlukta
sesler arasında sessiz
gizliliğimi dolduran

sevgilim ölsün isterdim
ve yağmurlar yağsın mezarına ve benim üzerime
beni ilk ve son kez sevenin yasını tutarken
yürürken sokaklarda