8.11.14

hayatın ve aşkın yasaları

connie palmen

kadınların birini kurtarma fantezilerini karanlık bakışlı bir sanatçıdan daha fazla tahrik edecek bir şey yoktur.

insanın giyimi ruhudur.

ne istediğini bilmek insana güç verir ve güç kişiyi dürüst kılar.

insan bir yeteneğe hayata sarılır gibi sarılmalıdır; çünkü günün birinde ikisi iç içe geçer. o zaman hayat bizim yeteneğimiz olur, yeteneğimiz de hayat.

size mitosları, onları hala gerçekliğin canlı bir parçası olarak gören bir insandan daha iyi öğretecek başka bir kaynak yoktur.

dünya üzerine düşünebilmek için yalnız olmak gerekir.

gençlik aldatıcı bir şeydir. gençlikte yaşam bize, ara sıra şöyle bir okşadığımız için ayaklarımızın dibinde kıvrılıp yatacak ve bize sonsuza kadar sadık kalacak, ehlileştirilmiş bir hayvan gibi gelir.

kadınların tek derdi budur: bütün gün kadın ruhundan başka bir şey düşünmeyen bir erkek.

yaşamak ancak gerçek yaşama ilişkin klişelerle örtüştüğünde ve biz dilin koruyuculuğuna sığınabildiğimizde, gerçeklik duygusuna benzer bir şeyler; doğru yerde bulunuyor olma, gerçekten var olma, gerçek olma inancı oluşur.

klişe, edebiyatın ölümüdür; dil fakirliğinin ve özgünlükten yoksun olmanın belirtisidir.

hakim yasaları geçersizleştirmek fizikçinin çocukluk rüyasıdır. fizik, hiçbir şeyi mutlak ya da dokunulmaz görmemeye imkan tanır.

iyi bir sanat yapıtı, gerçeğe temas eden bir sanat yapıtıdır ve gerçek, bir kişiye atfedilemez; üzerinde isim etiketi yoktur.

yaşamı, içinde kendisini asla bir bütün olarak göremediği, yalnızca parça parça algılayabildiği, pırıldayan cam kırıklarıyla dolu bir bardağı andırıyordu. tek bir isteği vardı: bütün olmak, parçalarını birleştirmek, kendi merkezini bulmak.

gerçek kendisini her zaman geçersizleştirmesine neden olan, kendisini gerçek dışılaştıran, sahte, yanlış bir şeyle bir arada gösterir.

ancak kendine ait bir yaşamı olan insanlar, her bir anın tiksinç farklılığında bütünlüğü algılayabilen insanlar, yaşam gerçekten neyse onun içinde bir hikaye görebilirler; ancak böyle insanlar mutlu olabilirler.

erkekler dünya hakkında çok, kendi haklarında az şey bilirler.