20.11.14

günü yaşa

saul bellow

bir katil ne zaman öldürse, içindeki onu aldatan, kandıran ruhu yok etmek ister. onun düşmanı kim? kendisi. ya sevgilisi? o da kendisi. bu yüzden, her intihar bir cinayet ve her cinayet bir intihardır.

bir insanın iradeyle değiştirebileceği çok az şey var. akciğerlerini ya da sinirlerini ya da bünyesini veya mizacını değiştiremez. bunlar kendi denetimi altında değildir. insan bunları genç, güçlü, atılgan ve genel gidişattan mutsuz iken, kendi özgürlüğünü savunmak için değiştirmek ister. hükümeti devirmesi ve farklı bir halde yeniden doğması imkansızdır; sadece kısıtlı bir kavrama gücü ve belki de aslında olguları değiştiremeyeceğine dair bir önsezisi vardır.

her yerde, uğraşan, sefil, sorunlu, bunalımda, bitkin insanlar var ve sürekli çabalıyorlar. bir molaya ihtiyaçları var, değil mi? bir fırsat, bir yardım, şans veya sempati.

olgular daima sansasyoneldir.

budalaların, katı yürekli suçluların ve katillerin savuracak milyonları var. dünyayı yakıp yok ediyorlar; petrol, kömür, ağaç, metal ve toprağı ve neredeyse havayı ve gökyüzünü emiyorlar. tüketiyorlar ama karşılığında hiçbir şey vermiyorlar.

doğa sadece tek bir şey biliyor ve bu da şimdiki zaman. şimdi, şimdi, sonsuz şimdi; büyük, koskocaman, iri bir dalga gibi.. devasa, parlak ve güzel, hayat ve ölümle dolu, göğe yükselen, denizlerde duran. gerçeği, "burada ve şimdi"yi, şöhreti takip etmelisin.

insanlar karısını terk eden bir adamı hep kıskanırlar.