1.10.13

eşcinsellik

sigmund freud

çocukluk döneminde güçlü bir babanın olmayışı sık sık eşcinselliğin ortaya çıkması için elverişli bir ortam yaratır.

psikanalizin eşcinselliğin kökeni için henüz tam bir açıklama getiremediği doğrudur; yine de gelişiminin ruhsal mekanizmasını keşfetmiş ve söz konusu sorunların ortaya konmasına temel bir katkı yapmıştır. incelediğimiz olayların tamamında, daha sonra eşcinsel olanların, çocukluklarının ilk yıllarında bir kadına -genellikle anneye- çok yoğun, ancak kısa süreli bir takıntı evresinden geçtiklerini ve bunu geride bıraktıktan sonra kendilerini cinsel nesne olarak seçen bir kadınla özdeşleştiklerini ortaya çıkardık. yani narsizm temelinden yola çıkarak, kendilerine benzeyen ve annelerinin kendilerini sevdiği gibi sevebilecekleri genç bir erkeği ararlar. dahası, eşcinsel olduğu düşünülen kimi insanların kadınların çekimine kapılmaktan hiç de uzak olmadıklarını, ancak kadınların yarattığı heyecanı sürekli olarak erkek bir nesneye aktardıklarını bulduk. böylece eşcinselliğin ortaya çıkmasını sağlayan mekanizmayı yaşamları boyunca tekrarlıyorlardı. zorlanımlı bir şekilde erkek aramalarını belirleyen şeyin, sürekli kadınlardan kaçmaları olduğu anlaşılmıştır.

eşcinseller arasındaki cinsel ilişkide en çok görülen şey karşılıklı mastürbasyondur.

psikanalitik araştırmalar, eşcinselleri özel bir kişilik grubu olarak insanlığın kalanından ayırma çabalarına kesinlikle karşıdır. açıkça sergilenenlerin dışındaki cinsel uyarımları inceleyerek, bütün insanların eşcinsel bir nesne seçimi yapma yetisine sahip olduğunu, aslında bilinçdışında böyle bir seçimin gerçekleştiğini ortaya koymuştur. gerçekten de aynı cinsten kişilere yönelik libidinal bağlar, normal ruhsal yaşamda karşı cinse olan benzer bağlardan daha az rol oynamaz; hastalıktaki güdü gücü olarak ise daha büyük bir rol oynar. tersine psikanaliz, çocuklukta olduğu gibi ilkel uygarlıklarda ve eski çağlarda da cinsiyetten bağımsız bir nesne seçiminin -aynı ölçüde erkek ve kadın nesnelere yönelme özgürlüğünün- şu ya da bu yönde kısıtlanmanın bir sonucu olarak normal ve eşcinsel tiplerin geliştiği özgün -ilk- temel olduğunu savunur. dolayısıyla psikanalitik bakış açısından erkeklerin sadece kadınlara cinsel ilgi duyması da açıklanması gereken bir sorundur ve nihai anlamda kimyasal olan bir çekime dayandığı kendi içinde açık değildir.

bir insanın nihai cinsel tutumu ergenliğin sonuna kadar kesinleşmez ve hepsi henüz bilinmeyen bir dizi etkenin sonucudur; bunlardan bazıları yapısalken bazıları rastlantıya bağlıdır. bu etkenlerden bazıları bu anlamda elbette sonucu belirleyecek kadar ağırlıklı olabilir. ama genelde insanlar arasında açık cinsel tutumlardaki çeşitlilik, belirleyici etkenlerin çokluğunu gösterir. eşcinsellerde görülen arkaik yapıların ve ilkel ruhsal mekanizmaların düzenli olarak ağır bastığı görülür. öyle gözüküyor ki en temel özellikleri narsistik nesne seçiminin devreye girmesi ve anal bölgenin erotik önemini korumasıdır.