19.07.2008

kitsch

thomas bernhard

genel olarak duygusallık, ki bu en korkuncu, şimdi çok moda, tıpkı kitsch olan her şeyin şimdi çok moda olması gibi.

yetmişli yılların ortalarından bugüne dek duygusallık ve kitsch çok moda; edebiyatta çok moda, resimde ve müzikte de öyle.

bugün yazıldığı kadar duygusal kitsch hiçbir zaman yazılmadı, hiç bu kadar kitsch ve duygusal resim yapılmadı. besteciler kitsch ve duygusallıkta birbirleriyle yarıştılar.

tiyatroya gidin bir, orada bugün toplumu tehdit eden kitsch'ten başka bir şey sunulmuyor, duygusallıktan başka. tiyatroda vicdansızlık ve vahşilik sunulsa da hepsi yalnızca haince kitsch bir duygusallık.

sergilere gidin, orada yalnızca en yoğun kitsch ve en çirkin duygusallık gösterilir. konser salonlarına gidin hele, orada da yalnızca kitsch ve duygusallık duyacaksınız. kitaplar bugün kitsch ve duygusallıkla doldurulmuş.

bugün yazan genç ve çok genç yazarlar, çoğunlukla yalnız düşüncesiz ve kafasız bir kitsch yazıyorlar ve kitaplarında neredeyse dayanılmaz boyutta dokunaklı bir duygusallık geliştiriyorlar.

nihayet sonunda her şey gülünçlüğe ya da hiç değilse zavallılığa dönüşüyor, ne kadar büyük ve ne kadar önemli olursa olsun.

hayır, hayır, sanatçılar, en önemlileri ve de en büyükleri denilenleri bile olsa, kitsch'ten, acıklıdan ve gülünçten başka bir şey değildirler.

toscanini, furtwangler; biri çok küçük, diğeri çok büyük, gülünç ve kitsch.

hele bir de tiyatroya gitmeye kalkın, gülünçlükten ve acıklılıktan ve kitsch'ten neredeyse mideniz bulanır. insanların söyledikleri şeyler ve bunu söyleyiş biçimleri midenizi bulandırır.

klasik tarzda konuşurlarsa mideniz bulanır, halk ağzıyla konuşurlarsa mideniz bulanır. ve nedir ki kuzum bu klasik ve modern diye anılan yüksek ve halk tipi oyunlar; teatral gülünçlüklerden ve kitsch acıklılıklardan başka?

bugün tüm dünya gülünç ve üstelik de derinlemesine acıklı ve kitsch, gerçek bu.