8.2.18

fatma aliye

senem timuroğlu

fatma aliye, 13 temmuz 1936'da öldüğünde uzun süredir pangaltı'daki evinde inzivaya çekilmiş bir halde yaşamaktaydı. daha o zaman ölüm haberi basında "unutularak ölen bir edip" başlığı altında verilmişti.

1915 yılına kadar düzenli devam ettiği yazı faaliyetinde bu tarihten sonra bir yavaşlama olmuştu. 1885'ten sonra yaşadığı sağlık sorunları ve kızı ismet'in hristiyan olmayı seçerek avrupa'ya gitmesinin onu çok yıprattığı biliniyordu. bununla birlikte ölümünden sonra yayımlanan bu yazıda turhan tan, meydana gelen siyasi inkılabın fatma aliye'yi inzivaya ve unutuluşa sürüklediğini, edebiyatıcedide akımının öncesinde gelen şöhretinin, halide edip'in yazıları karşısında hızla sönmeye yüz tuttuğunu söylemekte ve edebiyat tarihinden çıkarılmaması gerektiğini vurgulamaktaydı. maalesef o tarihten itibaren halide edip isminin gerek milli eğitimin müfredatında, gerek edebiyat antolojilerinde, tarihlerinde fatma aliye'nin önüne geçtiği görülmektedir.

ancak tüm bu vefasızlık, fatma aliye'nin bu coğrafyanın kadın hak ve özgürlükleri konusunda düşünen, çözümler üreten ilk kadın yazarı olduğu hakikatini gizleyemez. turhan tan'ın 1936 yılında yayımladığı yazıda fatma aliye hakkında vurguladığı nitelikler, yazarın dönemindeki duruşu hakkında bize bilgi vermektedir:

"sayısı henüz çoğalmaya başlayan münevver türk kadınlarının en değerlilerinden biriydi. çünkü fatma aliye peçenin türk kadın yüzünü karanlıklarda bıraktığı devirde bilgi güneşinden nu alarak aydın yaşamış bir çehreydi."

kendi deneyimleri ve entelektüel birikiminden kalemine süzülen bilgeliği ve hakikati kadın okura aktaran fatma aliye, türkiye'deki kadınların deneyimleri açısından önemli bir hafızadır. kadınlar, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, erkeklerin yazdığı tarihlerle belleksiz bırakılmışlardır.

"refet", farklı kadınlıkları, sınırlar arası kadın dayanışması ve kadınların gündelik yaşamlarını oldukça yalın bir biçimde anlatan, kurgusu ve diliyle bugünün kitapçılarında edebiyat kanonundaki diğer türk klasiklerinin yanında gururla yer alabilecek bir yapıttır.

"refet", türk edebiyatında ilk kadın öğretmen başkarakterdir. türkçenin ilk kadın romancısı fatma aliye'nin kaleminden, çocukluktan genç kadınlığa, elindeki tek sermayesi aklı olan, yoksul bir kızın öğretmen okulundan mezun olarak tek başına ayakları üzerinde durma hikâyesini okuruz.

"levâyih-i hayat"ta kadınlar arası kız kardeşlik bağının, dayanışmanın izini sürdüğümüz mektuplar, günümüzde maalesef hâlâ geçerliliğini koruyan ataerkil evlilik kurumunun kadınlar ve çocuklar için bir kabusa dönüşebileceği hakikatini gözler önüne serer.

fatma aliye, farklı kadınlıkları ve erkeklikleri ele alarak, evlilik kurumunu, aile içi şiddeti sorgular; aşk üzerine felsefi bir tartışma yürütür. kadınların insanca yaşamalarının yolunun ekonomik özgürlük ve eğitimden geçtiğine vurgu yapar.