8.9.16

ölüm bir varmış bir yokmuş

jose saramago

insan olmanın ne demek olduğunu her geçen gün daha az bileceğiz.

ejderhayı öldürmenin yolu, kafasını kesmekten geçer; tırnaklarını törpüleyerek bir yere varamayız.

sözcüklere ne kadar dikkat edilse azdır; onlar da insanlar gibi bir fikirden diğerine geçiverirler.

ölüm anı tüm anların en kısasıdır.

sözcükler nesne değildirler; nesnelerin gerçekte nasıl olduklarını, hatta gerçekte nasıl adlandırıldıklarını bile hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz; çünkü onlara verdiğimiz isimler, adı üstünde onlara verdiğimiz isimlerdir yalnızca.

montaigne: felsefe yapmak, ölmeyi öğrenmektir.

insanların hastalıklara bakışı bambaşkadır, hep onlardan kurtulacaklarını düşünürler; ancak son anları geldiğinde ölümün geldiğinin farkına varırlar.

hiçbir şey yoktan var olmaz, hiçbir şey yok olmaz.

eller açık kitaplardır.

sözcükler çok hareketli varlıklardır, bir günleri bir diğerine uymaz, gölgeler gibi istikrarsızdırlar; bir bakarsınız vardırlar, bir bakarsınız yok olurlar; sabun köpüğü gibidirler, hatta salyangozların nefes alışı gibidirler, hemen hemen hiç duyulmazlar, kesilip toprağa düşmüş kütüklere benzerler.

ilk yenilgi en çok acı verendir.

sözcüklerin arasında da bir hiyerarşi, bir protokol ve hatta asalet unvanları vardır; bazı sözcükler ayaktakımına mensup olduklarını gösteren izler taşırlar.

en nihayetinde, ölüm konusunda da, tanrı hakkında da anlatılanlar hikayelerden ibarettir.