8.9.12

benim adım kırmızı

orhan pamuk

biraz ilgi gören ve bundan başı dönen her hırslı vaiz, dinin elden gittiğini söylemeye başlar. en sağlam ekmek kapısı budur.

bütün katiller, sanıldığının aksine, inançsızlardan değil, fazla inananlardan çıkar.

güzellik, aklın kendinden bildiğini, gözün dünyada yeniden keşfetmesidir.

kitaplar insanın mutsuzluğuna teselli sandığımız bir derinlik katar yalnızca.

ne zormuş insan olmak; daha da çetini insan gibi bir hayat.

ben doğmadan önce arkamda sınırsız bir zaman vardı. ben öldükten sonra da, bitip tükenmeyecek bir zaman! yaşarken hiç düşünmezdim bunları; ışıklar içinde yaşayıp giderdim, iki karanlık zamanın arasında.

bir şehri severseniz, orada çok gezersiniz; yıllar sonra o şehrin sokaklarını yalnız ruhunuz değil, gövdeniz de kendiliğinden öyle bir tanır ki, karın kederli kederli serpiştirdiği bir keder anında bacaklarınız sizi kendiliğinden sevdiğiniz bir tepeye çıkarır.

yalnızca aptallar masumdur.

üslup diye tutturdukları şey, kişisel bir iz bırakmamıza yol açan bir hatadır yalnızca.

nakış ve sanatta hayalkırıklığına uğramak istemiyorsan eğer, sakın onu mesleğin olarak görme. ne kadar hünerin ve yeteneğin olursa olsun, parayı ve iktidarı başka yerlerde ara ki, hüner ve emeğinin karşılığını alamayınca sanata küsmeyesin.

her resim bir hikaye anlatır.

içinizde kalbinize nakşettiğiniz bir sevgilinin yüzü yaşıyorsa eğer, dünya hala sizin evinizdir.

hatırlamak, gördüğünü bilmektir. bilmek, gördüğünü hatırlamaktır. görmek, hatırlamadan bilmektir. demek ki nakşetmek karanlığı hatırlamaktır.

nakış aklın sessizliği, gözün musikisidir.

kusur üslubun anasıdır.

imza ve üslup kusurla küstahça ve aptalca böbürlenmekten başka bir şey değildir.

aşk mı insanı budala yapıyor; yoksa yalnızca budalalar mı aşık oluyor?

bütün budalalar, aşklarında sanki çok özel bir acele gerektiren bir durum var sanıp aşklarının şiddetini açığa vurarak aşıklarının eline silah verir; onlar da akıllıysalar cevabı geciktirirler. sonuç: aşkta acele işleri geciktirir.

sarılmayı bilen adam iyi adamdır.

hayatta en temel duygu, kardeşlerin kıskançlığıdır.

asıl olan hikayedir. güzel bir resim bir hikayeyi zarafetle tamamlar.

konuyu yaşamak değil, hiç yaşamamış olmak usta yapar bizi.

hüner ve ustalığına içtenlikle hayran olduğumuz birini, yüzüne karşı överken içten olabilmemiz için onun güçten iktidardan iyice düşüp biraz zavallı olması mı gerekir?

küsmek aşkın belirtisidir belki; ama küskün aşık da hem sıkıcıdır, hem de hiçbir geleceği yoktur.

sevişmek, aşkı yatıştırmanın en iyi yolu değil midir?

renk gözün dokunuşu, sağırların müziği, karanlıkta bir kelimedir.

harika bir at resmi çizerken o harika at olurum ben.

düşüncelerin içeriği değil, biçimi önemlidir.

heratlı eski üstatlar, alemi allah'ın gördüğü gibi nakşetmeye çalışırken bir şahsiyetleri olduğunu gizlemek için, imza atmazlardı; sizler ise bir şahsiyetiniz olmadığını gizlemek için imza atacaksınız.