6.8.19

tanrı'nın gücü

scott adams

"tanrı'ya inanır mısın?" diye sordu ihtiyar; sanki birbirimizi ezelden beri tanıyormuşuz da bu konuyu tartışmayı ihmal etmişiz gibi. bu hayattan göçüp gitmesinin, daha iyi bir şeyin başlangıcı olacağına dair bir güvence istediğini sandım. kibar bir yanıt verdim. "bir tanrı olmalı" dedim. "aksi halde hiçbirimiz burada olmazdık." yeterli bir neden değildi fakat daha fazlasına ihtiyacı olmadığını düşündüm.

"tanrı'nın mutlak güce, insanların da özgür iradeye sahip olduğuna inanıyor musun?" diye sordu.

"bunlar, tanrı konusunda standart bilgiler. dolayısıyla evet."

"tanrı'nın her şeye gücü yetseydi, geleceği bilemez miydi?"

"tabii ki."

"tanrı geleceği elinde tutuyorsa, o halde bütün seçimlerimiz zaten yapıldı, değil mi? özgür irade bir ilüzyon olmalı."

zekiydi fakat bu tuzağa düşmeyecektim. "tanrı, özgür irademizi kullanarak gelecekte olacağımız kişiyi belirlememize izin veriyor." diye açıkladım.

"o halde, tanrı'nın geleceği bilmediğine inanıyorsun."

"sanırım bilmiyor." diye kabul ettim. "fakat bilmemeyi tercih ediyor olmalı."

"dolayısıyla tanrı'nın hem geleceği bilip hem de insanlara özgür irade vermesinin olanaksız olduğuna katılıyorsun?"

"bunun hakkında daha önce düşünmemiştim fakat sanırım doğru. kendi yolumuzu bulmamızı istiyor olmalı; bu yüzden kasıtlı olarak geleceği görmemeyi tercih ediyor."

"tanrı kimin çıkarı için geleceği belirleme gücünü kullanmıyor?" diye sordu.

"şey, hem kendi çıkarı için hem de bizim çıkarımız için olmalı." sonucuna vardım. "daha azıyla yetinmek zorunda olmazdı."

ihtiyar devam etti. "tanrı insanlara özgür iradeye sahip olduklarına dair bir ilüzyon vermiş olamaz mı? sanki gerçekten özgür irademiz varmış gibi mutlu olurduk, hem de tanrı geleceği görme yetisini elinde tutardı. bu, senin tanrı için önerdiğinden daha iyi bir çözüm değil mi?"

"tanrı neden bizi yanlış yönlendirmek istesin?"

"eğer tanrı varsa, dürtülerine kesinlikle akıl sır ermez. hiç kimse neden özgür irade verdiğini veya niye insanların ruhlarıyla ilgilendiğini ya da acının ve ıstırabın neden yaşamın gerekli parçaları olduğunu bilmiyor."