10.8.19

bay doğru

esther vilar

erkeğin çalışması bir ölüm kalım meselesidir ve iş hayatındaki ilk yılları belirleyici bir önem taşır. yirmi beş yaşına gelip de mesleğinde tırmanma yoluna girmeyen bir erkek her açıdan umutsuz bir vaka olarak değerlendirilebilir.

erkek, dev bir makinenin her dönüşte biraz daha sömürülen küçük bir dişlisidir. gururlu ve onurlu olmaya şartlandırılarak yetişen erkek için her iş günü, sonsuz bir küçük düşürülmeler dizisi olmaktan öte bir şey değildir. ölesiye sıkıldığı şeyler üretmekten zevk alıyormuş gibi yapar, tatsız bulduğu fıkralara güler ve kendine ait olmayan görüşler dile getirir. her şey bir yana, en küçük dikkatsizliğin yıkım, en küçük bir dil sürçmesinin mesleğinin sonu anlamına gelebileceğini bir an bile unutmaz.

buna karşılık, bütün bu mücadelelerin baş nedeni ve izleyicisi olan kadın, bir kenarda durup olan biteni seyretmekten başka bir şey yapmaz. onun için iş, flört etmek, çıkmak ve dalga geçmektir. erkekler arasındaki mücadeleyi emin bir mesafeden izler, arada bir yarışmacılardan birini alkışlar, yüreklendirir veya azarlar ve onlar için kahve yaparken, mektuplarını açarken veya telefon konuşmalarını dinlerken soğukkanlı bir tutumla kendi tercihini yapar. "bay doğru"yu bulduğu anda memnuniyetle emekli olur ve yerini kendinden sonra gelene bırakır.

bir kadın için başarıya giden en kestirme yol, başarılı bir erkekle evlenmektir. erkeğini de çalışkanlığıyla, hırsıyla veya sebatkârlığıyla değil, sadece çekiciliğiyle kazanır.