14.6.17

sessiz yığınların gölgesinde

jean baudrillard

kitle, toplumsalın içinde kaybolduğu karanlık bir deliktir.

bütün gönderen sistemlerinin, bütün ayakta duramayan anlamların, olanaksız tarihin ve artık var olmayan temsil etme sistemlerinin kara kutusu olan kitle, toplumsalla ilgili olan her şey unutulduğunda geriye kalan artıktır.

kitleler, üstlerine doğru gelen ışık enerjisi ve ışık dalgalarını yakalayarak eğen, büken ve yok eden muazzam bir deliğe benzemektedirler.

kitleler iktidar tarafından güdümlenmiş, futbolla uyutulmuştur.

içinde yaşadığımız dünyada haber oranı arttığı ölçüde anlam oranı da azalmaktadır.

haber ne bir iletişim ne de bir anlam biçimidir. laboratuvarlarda yapılan atom bombardımanı deneyleri gibi hiç durmadan input-output'larla dolup boşalan ve zincirleme bir tepkilenmeye uğrayan sürekli bir emülsiyon biçimidir.

eğer ölümün yeniden dağıtımı ya da başlangıçtan bugüne yeniden düzenlenmesi mümkün olsaydı bir kullanım değeri olarak yaşamı kendiliğinden ortadan kaldırırdı.

nihilist olmak, radikal bir alay ve şiddet yoluyla egemen sistemleri tahammül sınırlarına kadar zorlayıp bu meydan okumaya kendi ölümleri aracılığıyla yanıt vermelerini ihtar etmekse, o zaman ben kuramsal düzeyde bir terörist ve nihilistim. aynen başkalarının silaha sarılarak terörist ve nihilist olmaları gibi. gerçeğin kendisi değil, kuramsal şiddet başvurabileceğimiz tek kaynaktır. oysa bu bir ütopyadır. sistemin kendisi de bir anlamda nihilisttir. çünkü kendisini yadsıyanlar da dahil olmak üzere her şeyi ilgisizlik, kayıtsızlık kazanına boşaltmaktadır.