22.3.17

rubailer

ömer hayyam



yaratıldığım günden beri düşünceme
düştü "levh-kalem" ne, "cennet-cehennem" nere
akıl denen hocam dedi ki: "levhle kalem
kendi yüzün. cennet de sende, cehennem de."

her kim ki eylemini akla dayandırır
yazık ki, öküzden süt sağılır sanmıştır
en iyisi ahmaklık giysisi giyinmen
şu günde akıl ne alınır ne satılır

günahkarım diye hayyam, bırak şu yası
bir yararı yok sana, gereksiz tasası
tanrı'nın "bağışlayan" diye bir ünü var
günah olsun ki iş görsün bağışlaması

bir güzelle bir saki bir de yeşillik yeter
başka bir şey istemem bu üçü varsa eğer
cennet cehennem safsatasına boşver
kim gidip dönmüş öbür dünyaya bir sefer

ayıptır kazanılmış bir üne sığınmak
feleğin verdiği yükten ardır yakınmak
şıra kokusuyla sarhoş ol daha iyi
ondan üstün değil dindar diye tanınmak

üstünde durma olmuşun, olmayanın da
derdiyle dertlenme geçici dünyanın da
yaşamaya bak.. karun kadar zengin olsan
bir arpa bile götüremezsin yanında

tanrım sen ona işveli, güzel bir yüz ver
teni sümbül gibi olsun, saçları amber
ondan sonra "sakın bakma, günahtır" emrin
"eğri tastan su akmasın" hükmüne benzer

biz de sarhoşuz amma ey fetva sahibi
olmaktan yeğdir sencileyin ayık gibi
üzüm kanı içeriz biz, sense adam kanı
hangimizin eli daha kanlı ya rabbi