20.6.16

yalnız bunun için

cemal süreya


senaryocu bayanla bir bankta oturuyoruz
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

bir şey var, ancak makilerin orda söyleyebilirim
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

iki çay söylemiştik orda, biri açık
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

uzaklardaydın, oracıkta, öbür kıtada
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

ikinci bir parıltı var senin bakışlarında
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

iyi anlarında sesin kalınlaşıyor
keşke yalnız bunun için sevebilseydim seni

kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

ortaoyunumuzun dekoru bir kağıt mendil
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

yürüyoruz bütünlemeye kalmış bir sessizlikte
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

an ki fıskiyesi sonsuzluğun
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

hızla geçen otobüslerin ardında benzeşmek
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

fazıl hüsnü diyor ki, ne diyor fazıl hüsnü
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

"kehanet" adlı kısacık bir şiir buldum
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

ve konsolun üstünde noksan bir gümüş kutu
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

baktım yeri toparlıyor ayak izleri
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

eşiklere oturmuş bir dolu insan
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

seni o kadar yakından görünce
keşke yalnız bunun için sevseydim seni

uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada
keşke yalnız bunun için sevseydim seni