13.5.16

the killing

kötü talihiniz ya sizi mahveder ya da gerçekte olduğunuz kişiye dönüştürür.

bir insanın en önemli zayıf noktası aynı zamanda o insanın en büyük gücüdür.

gerçekler acıtıyorsa doğru bir hayatın yok demektir.

bazı insanlar cezalandırılmayı ve değer verdikleri, üzerine titredikleri bir şeyin ellerinden alınmasını hak eder.

kendine yeteri kadar güvenirsen insanlar ağzından çıkan her şeye inanırlar.

bazen doğru olduğuna inanarak yaptığınız şeyin aslında yanlış olduğunu görürsünüz.

anneler saçma salak işler yapar; en iyisini bildiklerini sanırlar.

hatalarımızı düzeltmek için seçim yapmamız gerekir; yoksa düzeltemeyiz.

bazı şeyleri düzeltemezsin. dağınık kalırlar öyle.

nasıl görünürse görünsün bence bir bebek hayatınızda gerçekleşebilecek en güzel şeydir.

bazen insan, peşinden biri gelsin diye kaçıyor sanırım. olduğun yerde durmak da bir nevi kaçıştır.

gülümsemek bir politikacının en güçlü silahıdır.

ihtiyar bir adam için genç bir kızın hayranlığından daha cazip bir şey yoktur.

bazı politikacılar kendi pisliklerine o kadar aşıktır ki çenelerini kapalı tutamaz.

suçu kanıtlanana kadar herkes masumdur.

başarılı politikacılarla ilgili şöyle bir söylem vardır: önce kazanırsın, sonra yardım edersin. kazanamazsan kimseye yararın olmaz.

geçmişimiz, bizi biz yapan şeydir.

bazen her şey olması gerektiği gibi gerçekleşmez. işler birbirine girer. düzen budur.

başımıza gelen tüm zorluklar geçmişimize bir pencere açar.

"tanrı'yı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset."

eğer idealist biri olmak istiyorsan git ağaç falan dik. ama eğer bir lider olmak istiyorsan eline kan bulaşmasını kabulleneceksin.

herkes hata yapar. çoğu insan aynı hataları tekrar tekrar yapar.

hayattan yediğiniz her darbe, iyileşmeniz için bir fırsattır.